YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1167
KARAR NO : 2023/6615
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi eski 1336 parsel mülkiyeti … belediyesine devredilerek, 8231 ada 9 parsel … 700,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ” 7143 … Kanun’un Geçici 1. maddesi uyarınca parselasyonu yapılan taşınmazın İsmail oğlu … kullanımında olduğu ” belirtilerek, arsa vasfıyla, 16.05.2019 tarihinde tespit edilmiştir.
Davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; kullanıcısı olduğu … ili … ilçesi … Mahallesi 8231 ada 9 parselde müvekkili olan davacının, davalı …’la birlikte kullanıcı olduğunu, ancak yapılan kadastro çalışmasında sadece …’un adının yazıldığını, davacı ile davalının, 1976 yılından 2010 yılına kadar dini nikahlı olarak birlikte yaşadıklarını, kazançlarından yaptığı birikimle 1986 yılında hem davalıdan hem de A….’tan o zamanlarda tapusuz olan arsayı satın aldığını, 8231 … 7 nolu parselde yapılan binanın masraflarının da davacı tarafından karşılandığını, davalının bu binayla ilgili açtığı davayı kaybettiğini, 8231 ada 7 nolu parselde davacının ortak kullanıcı olarak tespit edilmesine rağmen 8231 ada 9 nolu parselde sadece davalı …’ın kullanıcı olarak belirlendiğini ileri sürerek, davacının 8231 ada 9 parsel nolu taşınmazda … ile birlikte ortak kullanıcı olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı …’ın keşifteki imzalı beyanında dava konusu 8231 ada 9 parselle ilgili bir talebinin bulunmadığını belirttiği, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların çoğunluğunun davacının 400 m2 yerinin bulunduğunu, bu yerin 8231 ada 7 nolu parselde bulunan binadaki 4 daire ve binanın arka tarafında kalan bahçe kısmında olduğunu, 8231 ada 9 nolu parseli davalı …’un kullandığını ifade ettikleri, fen bilirkişisi raporunda, davacının iddia ettiği yerin 8231 ada 7 parsel içerisinde kaldığının belirtildiği, taşınmazla ilgili taraflar arasında … … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/1351 Esas … dosyası ile görülen davanın tespit tarihinden önce kesinleştiği, yine 8231 ada 7 nolu parsele ilişkin kadastro tespitinin de kesinleşmiş olması karşısında eldeki davanın … Mahallesi 8231 ada 9 parsel … taşınmaz hakkında açıldığı, 8231 ada 7 parselin dava konusu edilmediği ve tespitinin kesinleşmiş olduğu, bu taşınmazı da davaya dahil etmek istenmesinin iddianın genişletilmesi yasağı nedeniyle mümkün olmadığı, davanın konusu 8231 ada 9 nolu parselde ise davacının bir iddiasının ve fiili bir kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talebinin 8231 ada 9 parsele ilişkin olup 8231 ada 7 parsele ilişkin usulüne uygun dava açılmadığı ve bu parselin kadastro tutanağının kesinleştiği gerekçesiyle, istinaf talebininin esastan reddine karar verilmiş ve … bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.