YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/139
KARAR NO : 2023/626
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/603 E., 2018/628 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulüne, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince. davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Bursa ili … ilçesi … Mahalle çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, 386 ada 15 parsel sayılı 5.762,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, genel mahkemede dava konusu olduğundan bahisle, malik hanesi ve niteliği boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı … … Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; … ilçesi … Mahallede bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan dava dilekçesi ekindeki krokide sınırlarını gösterdiği taşınmazın 30 yılı aşkın zamandır, malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak zilyetliğinde bulunduğu ileri sürerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Yargılama sırasında taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmaları yapılması ve çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeni ile dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili … Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde; imar iyha ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacı lehine oluşmadığını, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın … Belediyesi Nazım İmar planına göre orman alanında kaldığını, bu nedenle mahkemece taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, orman sınırları içinde bulunan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın niteliğinin değişmesi nedeniyle idarenin taraf sıfatının kalmadığını, bu sebeple müvekkili olan davalı idare yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
4. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın orman olduğunun tespit edilmesi halinde davanın esastan reddinin gerektiğini, çünkü ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını, orman olmadığının anlaşılması halinde ise idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 386 ada 15 parselin davacı adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşınmazın davacı adına tescil edilebilmesi için kanunda yazılı bütün şartların gerçekleşmediğini, taşınmazın orman olmadığının kabulü halinde idare yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Belediyenin Nazım İmar planına göre orman alanı içinde kaldığını, taşınmazın eğimli bir yerde olduğunun göz önünde bulundurulmadığını, taşınmazın kamu malı olması nedeni ile zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, yapılan ölçüm ve değerlendirmelerde hatalar yapıldığını, taşınmazın ilk kadastro sırasında tescil harici yer olarak bırakıldığını, imar ve ihya yolu ile kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
4. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalı … yasal hasım konumunda olduğundan harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, taşınmazın … ilçe sınırlarında olması nedeni ile Hazine yanında … Belediyesinin hasım olabileceğini, müvekkili yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar planında orman alanında kaldığını, ormanların zamaşımı zilyetliğiyle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kabulü ile Bursa Kadastro Mahkemesi’ nin 2015/6 Esas, 2018/41 Karar sayılı 29.05.2018 tarihli kararının kaldırılmasına, davacı tarafından açılan davanın reddine, dava konusu 386 ada 15 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz bakımından zilyetlikle edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık,dava konusu taşınmazın orman sayılan veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, değilse davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, Anayasanın Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi kenar başlıklı 169 uncu maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü ve 17 nci maddesi,
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan evraklar ve alınan bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın, 1968 yılında yapılan tesis kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı, daha sonra 1986 yılında yapılan ve 08.05.1987 tarihinde ilan edilen “tahdidin aplikasyonu, 2/B ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosuna” ilişkin önceki orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında orman sayılmayan alanda bırakıldığı ve 16.10.2008 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli imar planıyla ilk kez imar planı kapsamına alındığı ve dosya kapsamında 2017 yılında alınan ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının yaşının 30 – 35 olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 1987 yılında ilan edilen orman kadastrosunda orman sayılmayarak orman sınırları dışında bırakılan bir taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu kabul etmek mümkün olamayacağından ve orman kadastrosunun kesinleşme tarihinden ilk kez imar planı kapsamına alındığı 16.10.2008 tarihine kadar davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.