YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1912
KARAR NO : 2023/3676
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 2008 yılında yapılan kadastro sırasında Çat kasabasında bulunan 174 ada 1, 2 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 74.913,49 m²; 1844,70 m² ve 880,06 m² yüzölçümlü taşınmazlardan, 174 ada 1 sayılı parsel orman niteliğiyle Hazine adına, 174 ada 2 ve 5 sayılı parseller tarla vasfıyla davacı … adına tespit edilmişler, ancak anılan parseller kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olmaları nedeniyle malik haneleri hukuken açık olduğundan mahkemece 174 ada 1, 2 ve 5 sayılı parsellerin tutanak asıllarını davalı şerhi verilerek dosya arasına alınmıştır.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (5831 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile eklenen) Ek 4 üncü maddesi gereğince 2012 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında Çat Kasabası, 174 ada 30 parsel sayılı 5701,82 m² yüzölçümündeki taşınmaz; 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davacı …’in kullanımında bulunduğu ancak kadastro mahkemesinin 2012/2 Esasında (eldeki bu dava) davalı olduğundan söz edilerek tarla niteliğiyle ve beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun’un 2/B madde şerhi verilerek malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir.
3. Davacı … vekili, 02.02.2007 tarihli Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği Çat Belediyesi, Hırsızyurdu mevkiinde bulunan yaklaşık 10 dönüm miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2015 tarihli ve 2012/2 Esas, 2015/4 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Çat Kasabası, 174 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına; 174 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1502,96 m² yüzölçümlü bölümünün orman vasfıyla Hazine adına, 174 ada 30 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 5701,82 m² bölümünün tarla vasfında Hazine adına ve taşınmazın kullanıcısının davacı … olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine, 174 ada 1 ve 174 ada 30 sayılı parsellerin sırasıyla krokide (B ve A) harfleri ile gösterilen bölümleri dışında kalan bölümleri dava konusu yapılmadığından, kalan bölümlerinin olağan yollarla kesinleştirilmesi için tutanak ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarihli ve 2015/6144 Esas, 2016/2831 Karar sayılı ilamı ile; “Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, komşu parsel tutanakları ve dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilerek zemine uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazlar yönünü ne olarak okuduğunun araştırılmadığı,çekişmeli taşınmazların sınırında dere olduğu halde jeoloji uzmanı bilirkişiden, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli bir yer olup olmadığı konusunda rapor alınmadığı, yöreye ait en eski tarihli ve tespit tarihinden 20 yıl önceye ait memleket haritaları ve bu haritaların yapımına esas alınan hava fotoğrafları incelenmediğinden ve hava fotoğraflarından kullanım durumu araştırılmadığından yapılan orman ve zilyetlik araştırması yetersiz olduğu belirtilerek yeniden inceleme ve araştırma yapılmak sureti ile çekişmeli taşınmazların niteliğinin ve zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçeklemediğinin araştırılması, 174 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tutanağının hukuken malik hanesinin açık olması sebebiyle dava konusu olmayan kısımları hakkında düzenli sicil oluşturulması gerektiği, 174 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tamamı üzerinde davacı lehine kullanım şerhi verildiği ve parselin geriye kalan bir bölümü olmadığı halde parselin geriye kalan bölümü davalı olmadığından bahisle, tutanağının olağan yolla kesinleştirmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi şeklinde karar verilmesinin ve beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun’un 2/B madde şerhinin konulması gerektiğinin düşünülmemesinin doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 174 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerlerden olmakla birlikte sınırlarının belirgin olmadığı, taşınmazların kullanılmadığı, jeoloji bilirkişisi raporunda, dere yatağı üzerinde olduğu, tarım arazisi niteliğinde olmadığı, davacı lehine 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü ve 17 nci maddesindeki şartların bulunmadığı, 174 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman olduğu, orman vasfındaki taşınmazların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, 174 ada 30 parsel sayılı taşınmazın evvelce 174 ada 1 nolu orman parseli içerisinde iken yargılama sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, sonra kullanım kadastrosuna tabi tutulduğu ve davalı olması nedeniyle malik sütunu boş bırakılarak sınırlandırılmasının yapıldığı, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesinde yazan koşulları taşıdığı, kullanıcısının davacı … olduğu açıklanarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 174 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına, 174 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tesciline, 174 ada 30 parsel sayılı taşınmazın ise 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi kapsamında olduğunun tespitine ve bu hususta şerh düşülmesine, ayrıca taşınmazın kullanıcısının davacı … olduğunun kütüğün beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufunda bulunmakta olup; davacı …’in kullanıcı olmadığını, evveliyatı itibariyle orman olduğunu, zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı … idaresi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre evveliyatları itibari ile orman sayılan yerlerden olduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalan ve kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın davacı …’in kullanımında olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanun’un 1, 2/B, 7, 11 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece dava konusu olup malik hanesi boş olarak mahkemeye devredilen 174 ada 30 parsel sayılı taşınmaz açısından infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulmamış olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Orman Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin (V.C. 3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. 174 ada 30 parsel sayılı hükme yönelik davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazının (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin tamamının hükümden çıkarılarak yerine; “3. 174 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline, taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi