YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2801
KARAR NO : 2023/3848
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/677 Esas 2021/1279 Karar
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü, davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/325 Esas 2021/30 Karar
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı … vekili, katılma yolu ile davalı … vekili, dahili davalı …Ş. Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı … vekili ile katılma yolu ile istinaf eden davalı … vekilinin istinaf talebinin reddine, dahili davalı …Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2. maddesi gereğince esas hakkında yeniden karar verilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 729 parsel sayılı 9600,00 metre kare yüzölçümündeki taşınmaz, 136 ada 2 parsel numarasıyla 9.644,28 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 728 parsel sayılı 21400,00 metre kare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 136 ada 1 parsel numarasıyla 21.693,22 metre kare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde: vekil edeni olan davacının eski 729 yeni 136 ada 2 nolu parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise komşu 136 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, uygulama kadastrosu sırasında, davacıya ait taşınmazda, davalıya ait taşınmaz lehine eksilme meydana geldiğini, davalı tarafından davacı aleyhine müdahalenin meni davası açıldığını belirterek, dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile doğru ölçülere göre yeniden tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2018 tarih ve 2018/48 Esas, 2018/493 Karar sayılı ilk kararı ile, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi’nin 07.10.2019 tarih ve 2019/813 Esas, 2019/1679 Karar sayılı ilamı ile 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ipotek sahibi bulunan … Bankasına husumet yöneltilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararır sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2021 tarih ve 2019/325 Esas, 2021/30 Karar sayılı karar ile, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin a bendi hükümlerine göre yapılan yenileme uygulama kadastrosunda hata yapılmadığı ve uygulama kadastrosunun doğru olduğu, ayrıca, taşınmazların geometrik durumlarının tespiti amacıyla yapılan ve mülkiyet iddiasına ve aynına dayalı olmayan 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraz talepli davaların değere bağlı olmayan dava türü olması ve red kararı verilmesi nedeniyle; AAÜT ve Harçlar Kanunu dikkate alınarak maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, yine, Yargıtay içtihatlarına göre, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi (gerçek veya tüzel) daha sonradan taraf sıfatını kazanamayacağından; davalının malik olduğu 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ipotek hakkı bulunan … Bank’ın ihbar edilen sıfatına sahip olduğu dikkate alınarak lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili, katılma yolu ile davalı … vekili, dahili davalı …Ş. Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora yasal süresi içinde itiraz edilmesine ve ek rapor alınmasını talep etmesine rağmen, ilk derece mahkemesince itirazların süresinde olmadığı ve rapora usulüne uygun itiraz edilmediği belirtilerek itirazlarının reddedildiğini, bilirkişilerin teknik tespitlerinin doğru olduğunu, ancak olaya hukuki yaklaşımları, yorumları ve açıkladıkları görüş ve kanaatlerinin yanlış olduğunu, dava konusu taşınmazlar arasındaki zeminde mevcut olan ve halen kullanılan sınırın kadimden beri sabit olduğunu ve değişmediğini öne sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Dahili davalı …Ş. Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları ve 2011 yılında yapılan kadastro yenileme çalışmalarında herhangi bir hata olmadığını, tutanaklara karşı itiraz ileri sürülmüş ise de itirazının hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığını, ne 1956 yılında yapılan kadastro ölçümlerinde ne de 2011 yılında yapılan 22-a yenileme çalışmalarında sınır hatalarının olmadığı hususları göz önüne alınarak davacı yanın istinaf nedenlerinin reddine, vekalet ücreti açısından ileri sürülen istinaf taleplerinin kabulü ile lehine nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece getirtilen ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporu ile taşınmazlar arasındaki tesis kadastro paftasındaki sınırın tesis kadastrosuna en yakın 1953 tarihli hava fotoğrafında belirlenen sınır ile uyumlu olduğunun, tersimat ve hesap hatasının belirlenmediğinin, bu nedenle 22-a uygulaması sırasında tesis kadastro paftasındaki sınıra itibar edilerek taşınmazlar arasındaki sınırın geçerli sınır tipinde belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığının belirlenmiş olmasına göre işin esası açısından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri, davalı vekillerinin ise, davalı …Ş. davada taraf sıfatı bulunduğu ve kendisini vekil ile de temsil ettiğine göre lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile, davacı … vekili ile katılma yolu ile istinaf eden davalı … vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı …Ş vekilinin istinaf talebinin kabulüne, Amasya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve 2019/325 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın reddine, davalı …Ş. ile davalı … kendilerini vekille temsil ettirdiği görülmekle; AAÜT uyarınca belirlenen; (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bozulan karardaki miktar ödenmişse bu miktarın mahsubu ile) 4080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı yasal süresi içinde itiraz etmelerine ve ek rapor alınmasını talep etmelerine rağmen mahkemece itirazın süresinde olmadığı ve rapora usulüne uygun itiraz edilmediği belirtilerek itirazın reddedildiğini, rapora itirazın süresinde olduğunu, hükme esas alınan rapordaki teknik tespitlerin doğru, ancak netice olarak açıklanan görüş ve kanaatin teknik tespitlerle taban tabana zıt, çelişkili ve tutarsız olduğunu, taraflar arasındaki ortak sınırın halihazırda zeminde mevcut olan ve fiilen kullanılan sınır olduğunu, bu sınırın 1956 yılında geçen tesis kadastrosunda belirlenen sınır ile birebir aynı olup o günden beri tarafların taşınmazlarını bu sınırı esas alarak kullandıklarını, yenileme kadastrosunda 55 yıllık ortak sınırın zemin durumuna ve tarafların fiili kullanımına aykırı olarak davalı lehine değiştirildiğini ve hatalı belirlendiğini, 1953 yılı hava fotoğrafında dava konusu 136 ada 1 ve 2 parsel nolu taşınmazlar arasında belirgin bir sınıra rastlanmamasının, zeminde kullanılan mevcut sınıra göre yenileme kadastrosunda bir düzeltme yapılamayacağının, buna bağlı olarak da 22/a uygulamasının doğru olduğu anlamına gelmeyeceğini, dava konusu taşınmazlar arasındaki zeminde kullanılan sınırın 1971 yılı hava fotoğrafında aynen yer aldığını, dava konusu taşınmazlar arasındaki zeminde mevcut olan ve halen kullanılan sınırın kadimden beri sabit olduğunu ve değişmediğini 1971, 1990, 2005 tarihli hava fotoğrafları ile 1972 tarihli Standart Topoğrafik Harita ile tepit edildiğini, ayrıca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı üzerine sonradan dahili dava dilekçesi ile usulen davaya dahil edilen, lehine ya da aleyhine bir hüküm de verilmeyen Şekerbank lehine vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçeinde; lehlerine nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 22/a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalı … Kahyaoğlundan alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.