YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2860
KARAR NO : 2023/4543
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1626 E., 2023/62 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/442 E., 2022/333 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, Giresun ili … ilçesi … Köyünde bulunan 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı dava dilekçesinde; Giresun ili … ilçesi … Köyü’nde bulunan 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendisi adına kayıtlı tapu kapsamında kaldığını, tarla vasfında olduğunu, taşınmaza kendisi tarafından ağaç dikildiğini ve korunduğunu, kadastro tespitinin hatalı yapıldığını ileri sürerek söz konusu parselin dava dilekçesinde belirttiği bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı Hazine temsilcisi yargılama oturumunda; eksik hususlar varsa giderilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine 20.01.2010 tarihi itibariyle kesinleştiği, bu tarih ile eldeki davanın açıldığı 14.07.2020 tarihi arasında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, tapu kaydına farklı bir kesinleşme tarihi yazılmasının da esasa bir etkisinin bulunmadığı, davacının davası kadastrodan önceki sebebe dayanmakta olup kadastro tutanağının kesinleşmesi ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın 3402 sayılı Kanun 12/3 üncü maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının nerede olduğunun bilinmediğini, bir örneğinin de hiçbir kurumda bulunmadığını, parsel hakkında 18.06.2019 tarihinde yeni bir tutanak düzenlendiğini ve bu tutanağa farazi bir edinme sebebi yazılarak tutanağın 21.01.2010 tarihinde kesinleştiğinin belirtildiğini, ancak taşınmazın tapuya 15.07.2010 tarihinde tescil edildiğini, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını, ortada hukuken oluşturulmuş geçerli bir tespit tutanağı bulunmadığını, bir an için davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı kabul edilse bile sorumlunun kendisi değil tapuya güven ilkesi gereği Hazine olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine 20.01.2010 tarihi itibariyle kesinleştiği, bu tarih ile eldeki davanın açıldığı 14.07.2020 tarihi arasında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, tapu kaydına farklı bir kesinleşme tarihi yazılmasının da esasa bir etkisinin bulunmadığı, yine pandemi sebebiyle duran sürelerin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek ve hukuki dinlenilme hakkı, hak arama, savunma hakkı gereği kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi zilyetlik ve tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.