YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3170
KARAR NO : 2023/5126
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/184 E. 2023/445 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın hak düşürücü süre ile reddine
TEMYİZ EDENLER : Davacı … vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ :… Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2020/106 E. 2022/372 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazine yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine, davalılar … ve …’ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastrosu sonucu, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 112 ada 309 parsel … 5.904,35 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1968 tarihinden beri … oğlu … …’nün kullanımında olduğuna dair şerh verilmek suretiyle, tarla niteliğinde, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 112 ada 280 parsel … taşınmazın vekil edeni olan davacıya ait olduğunu, taşınmazın 2014 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, Hazine ve …’den intikal ettiği düşünülerek davalılar … ve … adına tescil edildiğini, müteveffa …’nün, davacının babası … … ile kardeş olduğunu ve komşu taşınmazda kendi yeri bulunduğunu, buna rağmen muhdesat bilgisinde her nasılsa tapu tespit çalışmalarında, “1968 yılından beri …’nün kullanımındadır.” şeklinde haksız kayıt düşüldüğünü, davacının taksim ve eklemeli zilyetlikle 70 seneden fazla bir süredir taşınmazı kullandığını, diğer davalı Hazineye 3000/7000 hisse oranı verilmesinin sebebinin de anlaşılamadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tespit ve tesciline, olmadığı takdirde “… … mirasçıları” adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ettikten sonra, yargılama sırasında mahallinde yapılan keşifta dava konusu edinilen taşınmazın 112 ada 390 parsel … taşınmaz olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı tarafından … ili … ilçesi … Mahallesinde kain 112 ada ve 280 parsel … taşınmaz hakkında dava açılmış ise de yapılan keşif ile dava konusu taşınmazın … ili … ilçesi … Mahallesinde kain 112 ada ve 309 parsel olduğunun ve bu parselin 2007 yılında yapılan Orman Kadastrosu sonucu yapılan tesis kadastrosu ile orman olarak vasfının kesinleştiğinin ve 01.03.2012 tarihinde yapılan 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman vasfını kaybetmiş arazi olduğunun ve orman dışına çıkarılarak Hazine adına tescil edildiğinin ve beyanlar hanesine davacının babası olan müteveffa … …’nün kullanımında olduğuna dair şerh verildiğinin anlaşıldığı, 6831 … Kanun uyarınca davacının muris … …’nün mirasçısı olduğu ve 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın idareden taşınmazı satın alma yolu ile başvurması gerektiği açıklanarak, davalı Hazine yönünden hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine, diğer davalıların ise dava konusu taşınmazda lehlerine zilyet şerhi düşülmediği ve taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından diğer davalılar … ve …’ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Necep … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Milli Emlak Müdürlüğünde taşınmazın “… oğlu …” adına hak sahipliğinin belirlendiğini, bu yerin esasında 1/2 hisse olarak “… oğlu … …” ve “… oğlu …” olarak hak sahipliğinin tespit ve tescil görmesi gerektiğini, beyanlar hanesindeki kayıtların birbiriyle çelişmesi karşısında, her iki kurumdan bilgi ve belgeler getirildikten sonra davaya konu yer hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu, kabule göre de, davalı idare vekilinin dava sürecinde hiçbir emek ve mesaisi bulunmaması nedeniyle açılmış 8.000 TL değerli dava dosyasında en fazla dilekçe yazım ücreti verilmesi gerektiğini, davalı Hazine (vekiline) 9.200 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı Hazine davada kendini vekille temsil ettirdiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ancak davacı vekilinin 112 ada 309 parsel … taşınmazın tapu kaydının iptalini talep ettiği, dava konusu taşınmazın geldisi olan 112 ada 1 nolu orman parselinin kadastro tespitinin 22.07.2006 tarihinde kesinleştiği, davanın 20.07.2020 tarihinde açılmasına göre, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 12/3 üncü maddesi uyarınca 10 yıllık sürenin geçtiği, tapu iptal tescil yönüyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, davalılar … ve …’ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle, tapu müdürlüğü yazısına göre, 01.03.2012 tarihinde yapılan tesis kadastrosu ile taşınmazın 6831 … Kanun uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığını, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre olan 20.07.2020 tarihinde açıldığını, İl Çevre ve Orman Milli Emlak Müdürlüğü kayıtlarında taşınmazın “… oğlu …” adına kayıtlı olduğunu, bu durumun beyanlar hanesindeki bilgilerle çelişki oluşturduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu hususun araştırılmadığını, kabule göre de; davalı idare vekilinin dava sürecinde hiçbir emek ve mesaisi bulunmaması nedeniyle açılmış 8.000 TL değerli dava dosyasında en fazla dilekçe yazım ücreti verilmesi lazım geldiğini, davalı Hazine (vekiline) 9.200 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun’un, 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun),
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.