Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/326 E. 2023/925 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/326
KARAR NO : 2023/925
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/2 E., 2020/45 K.
KARAR : Davanın durdurulmasına-ara karar talebinin reddine,

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın durdurulmasına karar verilmiş ve durma kararı üzerine davacı Hazine vekilinin yargılamaya devam edilmesi talebi İlk Derece Mahkemesince değerlendirilerek 14.06.2022 tarihli ara kararıyla talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin14.06.2022 tarihli ara kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Kasabası çalışma alanında bulunan 440 ada 2 parsel sayılı 1221,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Halil Kiremit’in kullanımında bulunduğu şerhi verilerek, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Kasabası 440 ada 2 parsel dava konusu taşınmazın üzerinde tarımsal faaliyette bulunulmadığını ve taşınmazın boş olması nedeniyle kullanıcısız olarak Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, taşınmazın ….’in kullanımında olduğuna dair şerhin iptalini istemiştir.

3. Müdahil … müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu ve kendisi tarfından kullanıldığını ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

II. CEVAP
1. Davalı Halil Kiremit duruşma sırasındaki beyanında; davayı kabul etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Yargılama sırasında davalı Halil Kiremit’in ölmüş olması nedeniyle, dava mirasçılarına yöneltilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2012 tarihli ve 2010/201 Esas, 2012/33 Karar sayılı ilk kararı ile, davanın kabulüne, muris davalı adına verilen şerhin terkinine, müdahilin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2012 tarihli ve 2010/201 Esas, 2012/33 Karar sayılı ilk kararına karşı, müdahil ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.06.2012 tarihli ve 2012/2956 Esas, 2012/5765 Karar ilamıyla; “6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 Sayılı Kanun) 9/2 inci fıkrası uyarınca davanın durdurulmasına karar verilmesi gerektiği” açıklanarak, hüküm bozulmuştur.

2. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2012/769 Esas, 2013/339 Karar sayılı ikinci kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiş, bu hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/16944 Esas, 2014/13360 Karar sayılı ilamıyla, ilk derece mahkemesi kararı aynı gerekçeyle yeniden bozulmuştur.

3. Bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/517 Karar sayılı üçüncü kararı ile, davanın kabulü ile zilyetlik şerhinin iptaline karar verilmiş, bu kararın dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.04.2019 tarihli ve 2019/798 Esas, 2019/3010 Karar sayılı ilamıyla; “İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde ilamda açıklanan şekilde hüküm tesis edilmediği açıklanarak, 6292 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi uyarınca davanın durdurulmasına karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararı ile, “6292 sayılı Kanun’un 9/2 nci fıkrasında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılan davaların durdurulacağı hükmü gereğince davacı Hazinenin, anılan Kanunu’nun yürürlük tarihinden önce 29.11.2010 tarihinde dava açtığı dikkate alınarak davanın durdurulmasına, “taşınmazın mülkiyetine ilişkin dava bulunmadığından tapu kaydına taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhine yönelik olarak Hazine tarafından açılmış bir dava bulunduğu ve 6292 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca davanın durdurulduğu” şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince durma kararı verilmesinden sonra davacı Hazine vekili tarafından 16.05.2022 tarihinde verilen dilekçe ile, 6292 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde belirtilen davaların, hak sahibi olduğu kesinleşen kişilere karşı açılan tapu iptali ve tescil davalarına ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın 2/B çalışmaları sonucunda 13.07.2010 tarihinde Hazine adına tescilinin yapılarak davalının kullanımında olduğu şerhinin yazıldığı ve taşınmazın satışının yapılabilmesi için, yapılan tespitte taşınmazda kullanım olmadığına ve boş olduğuna dair tesipitin yapıldığı, bu nedenle Hazine tarfından kullanıcı şerhinin iptalinin talep edildiği açıklanarak, davaya devam edilmesi istenmiştir.

3. Bu talep üzerine, İlk Derece Mahkemesince 14.06.2022 tarihinde verilen ara kararla, hak sahiplerinin idareye başvuru sürelerinin 31.12.2022 tarihine kadar uzatıldığı, bu nedenle 2/b alanları hakkında Hazine tarafından açılmış davaların durması gerektiği, belirtilen tarihe kadar yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde davaya devam edilebileceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.06.2022 tarihli ara kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesinleşmiş mahkeme kararı, kadastro tutanağı veya güncelleme listelerine göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesinde belirtilen hak sahipliğine itiraz niteliğinde bir dava açtıklarını, bu nedenle yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesinin ara kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Talep, davacı Hazine tarafından kullanıcı şerhinin iptali istemiyle açılan ve 6292 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi uyarınca durdurulmasına karar verilen davada yargılamaya devam edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6292 sayılı Kanun’un 6 ve 9 uncu maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen 14.06.2022 tarihli ara kararı usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ara kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.