YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3310
KARAR NO : 2023/5645
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1387 E., 2023/312 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/48 E., 2020/267 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Kadastro sonucu, … ili … ilçesi … (Camitepe) Mahallesi çalışma alanında bulunan 3839 parsel … 315.635,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfında, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … (camitepe) Mahallesi 3839 parsel … taşınmazın müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazdan geçen 6831 … Orman Kanunu’ nun 2B maddesi kapsamında yapılan kadastro sonucu mülkiyetin Hazine adına kayıtlı olduğunu, ancak beyanlar hanesinde kullanıcısının belirlenmediğini belirterek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı olarak davacı …’nun yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Hazinenin mülkiyet sahibi olması sebabiyle yasal hasım durumunda olduğunu, yargılama giderlerinden Hazine’nin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili olarak … Kadastro Mahkemesinin 1983/37 Esas ve 2012/32 Karar … ilamı ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, dolayısıyla davacı tarafın zilyetlik iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi Camitepe 3839 nolu parselin tapu kaydının beyanlar hanesine, “fen bilirkişisi Muhittin Kaymaz’ın 30.04.2019 tarihli raporunda A2 harfiyle gösterdiği 3844,01 m2 lik kısmının (384401/31563519 hissesinin) Osman oğlu …’nun kullanımındadır” şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ettiği parselde itiraz ettikleri üzere Tapulama Mahkemesi kararı bulunduğundan bu parsele yönelik dava açılamayacağını, bu sebeple usul hukuku kurallarına göre davanın reddi gerektiğini, kadastro ve askı ilan tutanakları üzerinden çok uzun zaman geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi de gerektiğini, davacı tarafça eksik harç yatırıldığını, ziraat bilirkişi raporunda da zilyetlikle ilgili olarak kullanımın zor olduğunun değerlendirildiğini ve davacının iddia ettiği üzere tarım arazisi olarak kullanıma ilişkin bir tespiti bulunmadığını, eski hava fotoğrafları ile kullanım iddiasının da araştırılmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu parselin davacının murisinde kalma olduğu belirtilmekle miras paylaşımına yönelik bir araştırma yapılmadığı gibi diğer murislerin beyanlarının da alınmadığını, kararın açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçelere göre Sakara Kadastro Müdürlüğünün 28.10.2021 tarihli cevabi yazısından, çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasından sonra, hakkında 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 22/A maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığının, kullanım kadastrosu veya güncellemeye ilişkin çalışma yapılmadığının anlaşılmakta olduğu, 631 … Kanun’ un 2/B maddesi kapsamındaki alanlarda kullanım kadastrosu yapılması işlemi idari bir tasarruf olup, bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi Mahkemece idare yerine geçilerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığı, çekişmeli taşınmazda kullanım kadastrosu ve güncellemeye ilişkin bir çalışma yapılmadığının anlaşılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabülü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının uzun süredir dava konusu taşınmazı kullandığının tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığını belirterek, bu sebeplerle ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanımının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun’un Ek 4 üncü maddesi, 6292 … Kanun’un 6 ve 11 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.