YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/356
KARAR NO : 2023/1814
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2000/2 E., 2002/8 K.
KARAR : Tavzih Talebinin Reddi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen kararın tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından 26.12.2022 tarihli ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ek kararı davalı … mirasçıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin işin niteliği itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında Amasya İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 600, 642 ve 1317 parsel sayılı sırasıyla 46.700,00 , 78.450,00 ve 260,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı, tapu kaydı, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir.
2. İtirazı Tapulama Komisyonunca reddedilen davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların murisi Hatice’den intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve Hatice mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
3. Davalılar …, …, … ve …; çekişmeli taşınmazların murisleri … ‘tan karısı …’a, …’nin de dul ve çocuksuz ölümü ile kendilerine intikal ettiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
4. İlk Derece Mahkemesinin 22.11.1973 tarihli ve 1971/67 Esas, 1973/98 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların ölü … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davacılar temyiz isteminde bulunmuşlar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.04.1975 tarihli ve 1974/2612 Esas, 1975/2171 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
5. İlk Derece Mahkemesinin 29.01.1992 tarihli ve 1975/19 Esas, 1992/1 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında … ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalılar … ve … temyiz isteminde bulunmuşlar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.02.1995 tarihli ve 1993/1769 Esas, 1995/995 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
6. İlk Derece Mahkemesinin 14.08.1996 tarihli ve 1996/3 Esas, 1996/16 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları … ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı … mirasçısı … temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.05.1999 tarihli ve 1999/1964 Esas, 1999/1780 Karar sayılı ilamı ile; “Mahkemece çekişmeli taşınmazların … mirasçılarından … ile …’in mirasçıları adına tesciline karar verildiği halde, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/231 Esas ve 1972/342 Karar sayılı veraset ilamı ile belirlenen … mirasçılarının da dikkate alınmamış olmasının isabetsiz olduğuna” değinilerek İlk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
7. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Recep mirasçıları da dikkate alınarak çekişmeli taşınmazların tespit malikinin mirasçıları adına tesciline karar verildiği” gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları … ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; bu karar, taraflarca temyiz edilmeksizin 17.02.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
8. Hükmün kesinleşmesinden sonra, Davalı … mirasçıları … ve … vekili 24.08.2022 tarihli tavzih dilekçesinde; Merzifon Kadastro Mahkemesinin 2000/2 Esas ve 2002/8 Karar sayılı kararının davalılar kısmında, … ve oğlu Hasan …’ın davalı olarak yer almalarına rağmen, hüküm kısmında isimlerinin geçmemesi nedeniyle müvekkillerinin hak kaybına sehven sebebiyet verildiğini, Hasan …’ın müvekkillerinin babası, …’ın ise babaannesi olduğunu ileri sürerek, söz konusu ilamın davalılar kısmında yer alan … ve oğlu Hasan … isimlerinin hüküm fıkralarına eklenmek suretiyle maddi hatanın düzeltilmesi ve kararın tavzih edilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2022 tarihli ek kararı ile; “Mahkemenin 08.05.2002 tarihli ve 2000/2 Esas, 2002/8 Karar sayılı ilamının 17.02.2003 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş ilam ile tespit olunan durumun, yeniden hüküm tesisi suretiyle ele alınmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305 ve devamı maddeleri hükümlerine göre olanaksız olduğu” gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı, davalı … mirasçıları … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … mirasçıları … ve … vekili temyiz dilekçesinde; tavzih talebinin reddine ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkillerinin hak sahibi oldukları dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarında isimlerinin bulunmaması nedeniyle durumu öğrenmiş bulunduklarını, İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2002 tarihli ve 2000/2 Esas, 2002/8 Karar sayılı kararında müvekkillerinin murislerinin davalı olarak yer almalarına karşın, hüküm kısmında isimlerinin yer almaması nedeniyle hak kaybına uğradıklarını, sehven yapıldığı anlaşılan bu durumun düzeltilmesi için yapılan tavzih talebinin mahkemece hiçbir inceleme yapılmadan maddi hatanın göz ardı edilerek reddedildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tavzih isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen 26.12.2022 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup davalı … mirasçıları …, … ve … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenlerden alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.