Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/384 E. 2023/696 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/384
KARAR NO : 2023/696
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/470 E., 2021/582 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl davada elatmanın önlenmesi-ecrimisil, birleşen davada uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil davasının reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan tapuda asıl davacı ve birleşen davada dahili davalı adına kayıtlı bulunan eski 246 parsel sayılı 7.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 107 ada 21 parsel numarasıyla ve 7.470,94 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda birleşen davacı adına kayıtlı bulunan eski 245 parsel sayılı 5.980,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 107 ada 20 parsel numarasıyla ve 6.371,96 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

2.Asıl davada davacı … vekili, vekil edeninin 107 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ½ hissesi oranında maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmazın 755,54 m2 sine haksız yere müdahalede bulunduğunu belirterek, müdahalenin önlenmesine ve 500,00 TL ecrimisilin her yıl Kasım ayından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

3.Birleşen davada davacı … vekili, vekil edeninin maliki olduğu eski 245 yeni 107 ada 20 parsel sayılı taşınmazda yapılan yenileme çalışmalarında, vekili edenine ait olan üzüm asmalarının bir kısmının, damlama sisteminin, sondaj kuyusunun ve pompasının davalıya ait olan 107 ada 21 parsel sayılı taşınmazın sınırları içinde kaldığını belirterek, davalı adına tespit edilen alanın iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı … vekili, dava konusu taşınmazlarda yapılan yenileme çalışmaları sonucunda müdahalenin oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Birleşen davada davalı … vekili, yenileme tespit çalışmalarının doğru olduğunu, davacının, elatmanın önlenmesi davasını sürüncemede bırakmak için eldeki davayı açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

3.Birleşen davada dahili davalı …, birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … Mahallesinde yapılan yenileme işleminde sabit sınır ve geçerli sınır tiplerinin kullanıldığı, dava konusu 107 ada 20 ve 21 nolu parsellerin nizalı müşterek sınırındaki zemin kullanımlarının kadastro paftası ile uyumsuz olduğu, farkın ölçü hatası ile açıklanabilecek değerlerin üstünde olduğu, bu nedenle yenileme işleminde bu sınırın eski kadastro paftasından oluşturulmasının yenileme yönetmeliği açısından mevzuata uygun olduğu, yenileme sınırlarının korunması gerektiği, davalı parsel 107 ada 20 nolu parselin davacı 107 ada 21 nolu parsele bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 706.61 m2 lik kısmına müdahalesinin bulunduğu, davalının müdahalesinde haksız olduğu, davalının söz konusu yeri eski kullanımdan kaynaklı olarak satın aldığı kişinin gösterdiği şekliyle iyi niyetli olarak kullandığı, ecrimisil ancak kötü niyetli zilyetten talep edilebileceğinden ancak davalı kötü niyetli olarak kabul edilmediği, yenileme çalışmalarının da mevzuata uygun olduğu gerekçeleri ile asıl davada meni müdahale yönünden; davanın kabulü ile davacının hissedar olduğu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 107 ada 21 parsel sayılı taşınmaza davalının 11.03.2019 havale tarihli harita mühendisleri bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 706,61 m2 kısmına davalının müdahalesinin menine, davacının ecrimisil talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-birleşen dosya davalısı … vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı- birleşen dosya davacısı … vekili, dava konusu parsellerde 1950’li yıllarda yapılan kadastro çalışması neticesinde tapulama işlemi yapıldığını, ikinci bir tapulama işlemi yapılamayacağını, yenileme kadastro çalışmaları ile yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı şekilde yapıldığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, müvekkilinin, …’in taşınmazına elatması ve müdahalesinin olmadığını, ayrıca asıl dava yönünden düzenlenen hüküm fıkrasının (6.) bendinde yazılı yargılama giderlerinin, (8.) bendinde yazılı vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

2.Davacı-birleşen dosya davalısı … vekili, ecrimisil taleplerinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya, dosya kapsamına, Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, birleşen dava yönünden düzenlenen hüküm fıkrasının (5.) bendinde yazılı vekalet ücretinin hatalı olduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin istinaf talepleri yönünden; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen davacıya ait 706,61 m2 lik bölüme davalının müdahalesinin bulunduğu ve müdahalesinin haksız olduğu anlaşılmakla beraber, davalının söz konusu yeri eski kullanımdan kaynaklı olarak 2003 yılında satın aldığı kişinin gösterdiği şekliyle iyiniyetli olarak kullandığı, ecrimisilin ancak kötüniyetli zilyetten talep edilebileceği dikkate alındığında kötüniyetli olmadığı anlaşılan davalıdan ecrimisil istenmesine yönelik talebin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen dava dosyasında, davanın kesinleşen uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, bu nedenle davanın niteliği gereği maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabi bulunduğu, yüksek Yargıtayın yerleşik emsal kararlarının da bu yönde olduğu dikkate alındığında; birleşen dosyadaki uygulama kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilerek, davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ve birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf talepleri yönünden; mahkemece yapılan keşif, uzman bilirkişi raporu ve usulüne uygun inceleme ve araştırma çerçevesinde davacı ve davalı parselleri arasındaki sınırın tesis kadastrosu sırasında takeometrik ölçü değerleri iptal edilerek yeni hatların çizildiği, yeni çizilen hatların neden oluşturulduğuna dair eski ölçü krokisinde herhangi bir açıklamaya rastlanılmadığı, ancak iptal edilen hattın eski 245, yeni 107 ada 20 parsel lehine yani istinaf eden davacı … parseli lehine yapıldığı, yenileme çalışmalarında da eski kadastro paftası üzerinde yapılan bu değişikliklerin dikkate alındığının görüldüğü, bu nedenle yenileme işleminde bu sınırın eski kadastro paftasından oluşturulmasının yenileme yönetmeliği açısından mevzuata uygun olduğu ve yenileme sınırlarının korunması gerektiği, buna göre 107 ada 20 nolu parselin 107 ada 21 nolu parsele, bilirkişi raporuna ekli Ek 4 nolu krokide A harfi ile gösterilen alanda 706,361 m2 müdahalesinin bulunduğu, sonuç itibariyle yenileme kadastrosuna göre yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu gibi istinaf eden davalı …’na ait olan eski 245, yeni 107 ada 20 nolu parsel lehine yapıldığı dikkate alındığında, uygulama kadastrosuna itiraza yönelik davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, asıl davada davacı tarafın men’i müdahale davasının kabulüne karar verildiğine ve davacı vekilinin kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.593,18 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, asıl dava dosyasında davacı tarafça yapılan toplam 1.794,10 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, kabul ve red oranı nazara alınarak 1.664,48 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesinde; ayrıca birleşen dava dosyasında davacının uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin davasının reddedildiğine göre davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı-birleşen dosya davacısı … vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davacı-birleşen dosya davalısı … vekili, istinaf dilekçesinde esasa dair ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, men’i müdahale ve ecrimisil, birleşen dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 Sayılı Kanun) 683 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısı …’ten alınmasına,

815,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.441,00 TL’nin temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısı …’ndan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.