YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3973
KARAR NO : 2023/5930
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E. – 2021/7 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 23.11.2022 tarihli ve 2021/15098 Esas, 2022/9371 Karar … ilamı ile İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; da, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında … ili, ..ilçesi, …Mahallesi çalışma alanında bulunan tapuda davacı … Baba Vakfı adına kayıtlı bulunan eski 799 parsel … 18040 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 157 ada 43 parsel numarasıyla ve 17.104,98 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan eski 867 parsel … 9435 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 157 ada 6 parsel numarasıyla ve 9.453,87 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı … ve … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 803 parsel … 2820 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 157 ada 41 parsel numarasıyla ve 2.559,04 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … ve … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 798 parsel … 3120 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 157 ada 38 parsel numarasıyla ve 3.144,12 metrekare yüzölçümlü olarak davalı … Kaygısız adına tapuda kayıtlı bulunan eski 777 parsel … 4220 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 157 ada 46 parsel numarasıyla ve 4461,142 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 795 parsel … 1260 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 157 ada 44 parsel numarasıyla ve 622,59 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 801 parsel … 14.880 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 157 ada 39 parsel numarasıyla ve 14714,28 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığı belirtilerek eksikliğin giderilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde;uygulamanın doğru yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Diğer davalılar cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2014/27 E., 2016/5 K. … kararı ile; davanın kısmen kabulü ile; 157 ada 41 ve 38 parsel … taşınmazların uygulama kadastrosu gibi tespit ve tapuya tesciline, 157 ada-46, 44, 43, 6 ve 39 parsel … taşınmazların uygulama kadastrolarının iptaline,
18.01.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda “J” harfi ile gösterilen 4305,88 metrekarelik kısmının 157 ada 46 parsel numarası ile “K” harfi ile gösterilen 608,63 metrekarelik kısmın 157 ada 44 parsel olarak “L” harfi ile gösterilen 9253,26 metrekarelik kısmın 157 ada 6 parsel olarak “M” harfi ile gösterilen 14552,10 metrekarelik kısmın 157 ada 39 parsel olarak 18.01.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda “B,C,D,E,F,G ve N” harfleri ile gösterilen toplam 17636,97 metrekarelik kısımların 157 ada 43 parsel olarak tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vakıf idaresi ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2017/3788 Esas, 2019/1987 Karar … kararıyla; İlk Derece Mahkemesince, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığı, tesis kadastrosunun gerçek sınırları yansıtıp yansıtmadığı ve uygulama kadastrosunda bir hata bulunup bulunmadığı hususlarını irdeler tarzda olmayan, bu nedenle uygulama kadastrosunun açıklanan ilke ve esaslara göre yapılıp yapılmadığını denetime imkan vermeyen, 157 ada 38 (eski 798) ve 41 (eski 803) parsel … taşınmazlar ile davacının taşınmazı arasındaki sınırın sabit sınır niteliğinde bulunduğunu, paftasıyla uyumsuz gibi görünse de sınırlarda hata olmadığını, ancak kırıklı sınırın düz, düz sınırın ise kırıklı ölçülmesinden kaynaklı uyumsuzluk olduğunu, ancak sınırlarda hata olmadığını bildiren, kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olmasında isabet bulunmadığı, mahkemece, harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması, sınırların fotoğraflarıyla bilirkişi raporu desteklenmesi, temyize konu sınırların tesis günü ve öncesinden itibaren sabit sayılmasını gerektirecek unsur bulunup bulunmadığı tespit edilmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkememizce 10.09.2020 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişileri dava konusu taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, içerisinde zeytin ağaçlarının mevcut olduğunu, yıllardır taşınmazın sınırlarının değişmediğini ve şu anki haliyle kullanıldığını, komşu parsellerin dava konusu taşınmazın sınırlarına müdahalesinin olmadığını, komşu taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında taş duvarların olduğunu, taşınmazın sınırlarının taş duvarla çevrili olduğunu ve eskiden beri bu sınırların sabit olduğunu beyan ettikleri, keşif sonucunda verilen 08.12.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde, keşif esnasında mahalli bilirkişilerin zeminde gösterdiği kadim sınırlara göre yapılan ölçü, hesap ve tersimatların, yenileme kadastrosu paftası ile büyük oranda uyuşumlu olduğunun saptandığı, davacı eski 799 parsel (yeni 157 ada 43 parsel) ile birlikte diğer davalı parsellerin sınırlarında ilk tesis kadastrosu esnasında yapılan ölçü, hesap ve tersimatlara göre belirlenen tapu miktarlarının hatalı olduğu, bu hataları gidermek üzere yapılan yenileme çalışmalarındaki değerler ile, zeminde bulunan ve nokta hassasiyetinde çok net olmayan kadim sınırlara göre yapılan ölçü, hesap ve tersimatlar birbiriyle uyuşumlu olduğu, davalı parsellerin sınır ve alanlarının yenileme kadastrosundaki değerlerine göre korunması gerektiği ve kadastro yenileme çalışmalarında herhangi bir değişiklik yapılmasına mahal olmadığının bildirildiği, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurularak ve sadece taşınmazın geometrik şekline ve yüzölçümüne ilişkin karar verilebileceği, kişiler adına tescil hükmü kurulamayacağı hususu dikkate alınarak hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine, 157 ada 6 parsel, 157 ada 38 parsel, 157 ada 39 parsel, 157 ada 41 parsel,157 ada 43 parsel, 157 ada 44 parsel ve 157 ada 46 parsel … taşınmazların uygulama kadastrosu gibi tespit ve tapuya tesciline, karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Vakıf İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2021/15098 Esas, 2022/9371 Karar … kararıyla; somut olayda; davacıya ait taşınmaz ile dava konusu komşu taşınmazlar arasında sabit sınır vasfında bir sınırın bulunmadığının anlaşılmış olması karşısında, yapılan yüzölçümü düzeltmelerinin mülkiyet ihtilafının çözümüne yönelik olduğunun kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesince, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurularak, davanın kabulü ile uygulama tutanaklarının iptaline, taşınmazın tesis kadastrosunda tespit edilen yüzölçümü miktarı ile tescili için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
IV. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Dairenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen bozma kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı Hazine vekili karar düzeltme talebini içeren dilekçesinde; her iki keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ortak beyanlarında; eskiden beri sınırların sabit olduğunu, aralarında taş duvar olduğunu, taşınmazın etrafının taş duvarla çevrili olduğunu, vakfın sınırlarında herhangi bir oynama olmadığını, eskiden beri aynı şekilde kullanıldığını, sınırların kadim olduğunu belirttiklerini, bilirkişi raporu ve keşifte alınan beyanlar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğunu açıklayarak Dairenin bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı vakıf idaresine ait taşınmazda uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanunu) 22/a maddesi
3. Değerlendirme
Hükmüne uyulan bozma ilamı sonucunda İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucunda bilirkişi kurulu tarafından verilen raporda; zeminde ölçülen davacı taşınmazı sınırlarının tesis kadastro paftası değerleri ile arasında geometrik ve sistematik kayıklıklardan kaynaklanan farklılıklarını olduğunu, kadim sınırlara göre yapılan ölçü, hesap ve tersimatların uygulama kadastrosu ile büyük oranda uyumlu olduğunu, ilk tesis kadastrosu sırasında yapılan ölçü, hesap ve tersimatların ise hatalı olduğunu açıkladığı, bundan ayrı olarak karar düzeltme incelemesi sırasında Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün parsel sorgu sayfasından alınan harita örneğinden de anlaşıldığı üzere davacı vakıf idaresine ait taşınmazın batı sınırının oluşturan …Çayı’nın aynı zamanda kadastro çalışma alanı sınırı olduğu ve çalışma alanı sınırı ve tesis kadastrosunda ve uygulama kadastrosunda esas alınan ortak sabit nokta niteliğinde bulunan beş ayrı nokta esas alınmak suretiyle yapılan çakıştırması sonucunda tesis kadastrosu sırasında dava konusu idareye ait taşınmazın ve kuzeyde yer alan diğer parsellerin sınırında kaymalar bulunduğu, uygulama kadastrosu ile bu sınırların en doğru şekilde giderildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken, sehven bozulmuş olması doğru görülmediğinden, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 … Kanun’un 442/3 üncü maddesi gereğince KABULÜNE;
Dairenin 23.11.2022 tarihli ve 202021/15098 Esas ve 2022/9371 Karar … bozma ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesinin kararının ONANMASINA,
9,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi