Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/488 E. 2023/6485 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/488
KARAR NO : 2023/6485
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, kararı davacılar vekilleri ile davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 180 ada 22, 25 ve 86 parsel … 6.071.69; 7.241.81 ve 5.595,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan; 22 parsel, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına; 25 parsel, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına ve 86 parsel ise, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesiyle; … ili … ilçesi … Köyü 180 ada 22, 25 ve 86 parsel … taşınmazların kendisi adına tespit gören aynı ada 84 parsel … taşınmaz ile bir bütün olarak müşterek muris … …’den intikal ettiğini, ancak kendisi adına miras payına nazaran eksik yer tespit edildiğini ileri sürerek dava açmış ve davacı …’ın, yargılama sırasında ölmesi nedeniyle dava, mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Süleyman ve … cevaplarında; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazların murisleri tarafından kendilerine hibe edildiğini ve rızaen verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2014 tarihli ve 2008/376 Esas, 2014/66 Karar … kararı ile, davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 04.03.2014 tarihli ve 2008/376 Esas, 2014/66 Karar … kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.10.2017 tarihli ve 2015/13648 Esas, 2017/6295 Karar … ilamıyla; “… öncelikle davacı tarafa iddiasının, terekenin taksim edilmediğine mi, yoksa terekenin taksim edildiğini kabul etmekle birlikte kendisine küçük yüzölçümlü taşınmaz verildiğine mi ilişkin olduğunun açıklattırılması; miras bırakan …’dan intikal edip tüm mirasçılar adına tespit edilen taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa kadastro tutanak örnekleri ve tapu kayıtlarının dosya arasına getirtilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılması; yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından öncelikle kök miras bırakan …’dan intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı ve paylaşılmış ise paylaşımın ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların paylaşımda kime düştüğü, paylaşımda her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, paylaşımdan sonra taşınmazları kimin kullandığı hususlarının maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, ayrıca çekişme konusu 86 parsel … taşınmazın 3573 … kanun uyarınca verilen 1954 tarihli zeytincilik tapusu ile … … adına tapuya bağlandıktan sonra kayden hibe edilerek tespit maliki …’e intikal ettiği ve tespitin de bu tapuya dayanılarak yapıldığı anlaşılmakta olduğuna ve dosya kapsamında alınan bir kısım beyanlardan bu taşınmazın da kök muris …’dan geldiği ifade edildiğine göre; anılan tapunun çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının zeytincilik haritasıyla kadastro paftası çakıştırılmak ve komşu parsel tutanakları ile denetlenmek suretiyle usulünce tespit edilmesi, bu taşınmaz yönünden tespite esas tapu kaydının taşınmaza uymaması hali ile bu taşınmaz ve diğer taşınmazlar yönünden yöntemine uygun bir paylaşımın bulunmadığının anlaşılması halinde; murisin 1962 yılında öldüğü ve ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olduğu; Medeni Kanun’un 640 ve 702 maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyetinde bir mirasçı tarafından sürdürülen zilyetliğin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerekeceği kuralının göz önünde bulundurulması ve sonucuna göre karar verilmesi … ” gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “… alınan beyanlarda dava konusu taşınmazların kök muris …’dan geldiği, dava konusu taşınmazların diğer kardeşler arasında taksim edildiği, davacının bu taksime katılmadığı ve davacının taşınmazların başına geldiğinde kendi yerinin neresi olduğunu sorduğunda diğer kardeşlerden birinin bir kısım gösterdiği ve bunun üzerine aralarında tartışma yaşandığı, tartışmanın sebebinin davacıya ayrılan kısmın içlerine doğru diğer kardeşlerin taşınmazlarını genişletmiş olmasından dolayı olduğu, esasen başta bir oybirliği ile taksim olmadığı, davacının taşınmazların başına gelerek kendi taşınmazının neresi olduğunu sormuş olması uzaktan taksime rıza göstermiş gibi düşünülse bile aralarında yaşanan tartışma ve taşınmazların davacının taşınmazının içine doğru genişletilmesi durumunun taksimin sürdürülmediğine dair kanaat oluşturduğu, 86 parsel … taşınmaz açısından ise uygulanan tapu kaydının 86 parsele yer ve sınır olarak uygun olduğunun anlaşıldığı, alınan zeytinlik tapusunun Bakanlık onaylı geçerli tapu olduğunun dosyadan anlaşıldığı ve tapuya karşı zilyetliğin üstün tutulamayacağı…” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 180 ada 86 parsel … taşınmazın kadastro tutanağının tespit gibi tapuya tesciline; 180 ada 25 ve 180 ada 22 parsel … taşınmazların kadastro komisyon tutanak tespitlerinin iptali ile çekişmeli 180 ada 25 ve 22 parsel … taşınmazların … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/291 Esas, 2008/305 Karar … ilamında belirtilen muris … … mirasçılarının adlarına miras payları oranında zeytinlik vasıfında tespitteki yüz ölçümleri ile tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili ile davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar … ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli 180 ada 86 parsel … taşınmaz yönünden verilen davanın reddine ilişkin hükmü temyiz ettiklerini, bu taşınmaz hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan beyanlarla bu taşınmazın da evveliyatının ortak muris … …’e ait olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen, zeytinlik paftasının, kadastro paftası ile çakıştırılmasının zeytin paftasında koordinat ve röper bulunmaması nedeni ile mümkün olmadığından tapu kaydına üstünlük verilerek bu taşınmazla ilgili kadastro tutanağının tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline dair verilen red kararının hatalı olduğunu açıklayarak, bu sebeplerle ve re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararı verilen taşınmazlardan 180 ada 22 parsel … taşınmazların bir kısmının, 1954 tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığını, tespit bilirkişileri …, … ve mahalli bilirkişilerin müşterek beyanları ile ortaya konulduğunu, 1954 ve 1967 tarihli tapu kayıtlarının tamamı 3573 … Zeytincilik parseli kapsamında olup bu taşınmazların … mirasçıları adına tespit gördüğünü, … mirasçıları tarafından müvekkillerine karşı 1954 ve 1967 tarihli tapu kaydını iptal eden kadastro tespitine karşı dava açılmadığı dikkate alındığında, 22 parselin ne kadar miktarının tapulu alanda kaldığı belirlenerek fen bilirkişisince tespit bilirkişisi ve mahalli bilirkişi beyanına göre işaretlenmesi ve bu alan açısından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, çekişmeli 22 ve 25 parsel … taşınmazların imar – ihyasının kim tarafından yapıldığı belirlenmeden salt taksim hususu üzerinden değerledirme yapılarak hüküm verilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, taşınmazların murisin öldüğü 1962 yılında taksim edildiğini ve kadastro tespit tarihi olan 2008 yılına kadar davacının taşınmazlardan hiç bir hak talep etmediğini, taşınmazları kullanmadığı nazara alınarak terk iradesinin araştırılması ve değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun değerlendirilmediğini, taşınmazlarda murisin ölümünden sonra genişletilmek suretiyle elde edilen bir başka ifade ile terekeye dahil olmayan taşınmaz bölümlerinin belirlenerek bu bölümler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bunun düşünülmemiş olmasının isabetsiz olduğunu, bir an için terk iradesinin oluşmadığı, taşınmazların senetsizden gelmediği ve imar – ihyanın muris … … tarafında yapıldığı düşünülse bile bunun doğru olmadığını, kadastro sırasında dava dışı komşu 84 parsel … taşınmazın davacıya bırakıldığını ve … bu karar ile davacının toplamda müvekkilleri olan davalılardan fazla fazla pay sahibi haline geldiğini açıklanarak, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişme konusu taşınmazların ortak kök muristen gelip gelmediği, 86 parsel … taşınmazın 3573 … Kanun uyarınca verilen 1954 tarihli zeytincilik tapusu kapsamında kalıp kalmadığı, kök miras bırakan …’dan intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı ve paylaşılmış ise paylaşımın ne zaman yapıldığı, davacının yapılan taksime rıza gösterip göstermediği, çekişmeli taşınmazların paylaşımda kime düştüğü, paylaşımda her bir mirasçıya yer verilip verilmediği ve kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 1, 13, 14, 20 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davacılar vekilinin dava konusu 180 ada 86 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında 180 ada 86 parsel … taşınmaz yönünden verilen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü, bu parsele ilişkin hükme yönelen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalılar … ve … vekilinin, dava konusu 180 ada 25 parsele ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Dava, mirasçılar arasında görülen tespite itiraz davası niteliğinde olup mirasçılar arasında pay devrinin her zaman mümkün olmasına göre İlk Derece Mahkemesince, yalnızca davacının miras payı oranında tespitin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi ve bakiye payların davalı tespit maliki uhdesinde bırakılması gerekirken, muris … …’in tüm mirasçıları adına olacak şekilde tesciline karar verilmesi ve yine 3402 … Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olduğu ve çekişmeli taşınmaza ilişkin herhangi bir kadastro komisyon tutanağı da bulunmadığı halde, kadastro tespitinin iptali yerine kadastro komisyon tutanağının iptaline karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3. Davalılar … ve … vekilinin, dava konusu 180 ada 22 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; çekişme konusu 180 ada 22 parsel … taşınmazın tespit maliklerinden olan davalı …, yargılama sırasında 25.5.2018 tarihinde vefat etmiş olup uyaptan temin edilen nüfus kaydının incelenmesinde, davaya mirasçısı olarak taraf edilen eşi Saliha ve kızı Süheyla dışında, davada taraf olmayan oğlu … … ile kızı …’in de bulunduğu, ancak adı geçenlerin usulünce davaya dahil edilmediği ve böylelikle taraf teşkili tamamlanmadan davaya devam edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Oysa ki; taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilemez. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında mahkemelerce re’sen dikkate alınması gerekir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı tarafa davasını, yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan tespit malikleri / davalı …’ in mirasçılarından … … ile …’e yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, adı geçen mirasçılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilmeksizin ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu 180 ada 22 parsel … taşınmaz yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin, dava konusu 180 ada 86 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile bu taşınmaz hakkında verilen hükmün ONANMASINA,

Davalılar … ve … vekilinin, dava konusu 180 ada 25 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelen sair temyiz itirazlarının (V.C.2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;

Davalılar … ve … vekilinin, dava konusu 180 ada 25 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının (V.C.2.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5. nolu bendinin 1. satırında yer alan “, 25” ibaresinin ilgili bentten çıkartılmasına; 3. Nolu bendinin 2. satırında yer alan “komisyon tutanak” ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve yerine (3 nolu bendin 2. satırında yer alan “kadastro sözcüğünden sonra gelmek üzere) ” tespitinin iptali ile 180 ada 25 parsel … taşınmazın dosya arasında bulunan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14.7.2008 tarihli ve 2008/291 Esas, 2008/305 Karar … mirasçılık belgesi dikkate alınarak taşınmazın tamamının 160 pay kabul edilmek suretiyle 40/160 payının … (…) adına tesciline; bakiye payın tespit gibi … adına tesciline…” ibarelerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 180 ada 25 parsel yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Davalılar … ve … vekilinin, dava konusu 180 ada 22 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’e iadesine,

1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.