Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/5 E. 2023/685 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5
KARAR NO : 2023/685
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Uygulama Kadastrosu sırasında … ili, Merkez ilçe, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 866 parsel sayılı 4.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 136 ada 94 parsel numarasıyla ve 3.480,70 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, çekişmeli eski 866 yeni 136 ada 94 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 4.800,00 m2 iken uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın yüzölçümünün 3.480,70 m2 olarak belirlendiğini, tesis kadastro paftası üzerinden yapılan sayısallaştırmada taşınmazın yüzölçümünün 4.622,00 m2 olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptali ile 4.800,00 m2 yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli ve 2016/35 Esas, 2017/102 Karar sayılı kararıyla; “uygulama kadastrosunun usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tesciline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve 2017/672 Esas, 2018/24 Karar sayılı kararıyla; “İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 27.09.2021 tarihli 2021/6022 Esas, 2021/9541 Karar sayılı kararı ile “taşınmazın tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının getirtilerek dosya arasına alınmadığı gibi, dosya arasında bulunan teknik bilirkişinin asıl ve ek raporunun da, taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirtir, tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklar şekilde hazırlanmadığı açıklanarak kökleşmiş daire içtihatları ile belirlenen şekilde araştırma inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki miktarı ile uygulama kadastrosu sonucu belirlenen miktarı arasındaki farkın açı mesafe ile alan hesabı çevrilmesi, ölçü ve hesap hatalarından kaynaklandığının tespit edildiği, günümüzde kullanılan teknolojik aletlerin özelliği dikkate alındığında 22/a çalışmaları sonucu oluşan sınır ve yüzölçümünün gerçek duruma uyduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın komşuları ile takeometrik sınırlarının batı yönünden kısmen uyumsuz olduğu görülmekle beraber, fen bilirkişilerinin 10.05.2017 tarihli ek raporlarında bu hususun sebebinin ayrıntılı bir şekilde izah edildiği ve rapor içeriğinde pafta ve zemin kullanım durumu göz önüne alındığında; dava konusu taşınmaz ile komşuları arasında pafta sınırları ile zemindeki sınırların uyumsuz olduğu, eski paftasındaki sınırlar ile zeminde sabit nitelendirilecek sınırların uyumsuz olması nedeniyle sabit sınırların baz alınarak 22/a çalışmalarının sonuçlandırıldığı, daha önce yapılmış olan tesis kadastrosunda oluşan hataların o gün ki şartlara ve tekniklere göre rutin hatalar olduğu, bu açı-mesafe yöntemiyle yapılan sınırlandırmanın yüzölçüm hesap hataları ve pafta kayıklıklarına neden olacağı, 22/a uygulamasıyla bu hataların giderilmesinin amaçlandığı şeklinde açıklandığı, dolayısıyla uygulama kadastrosu sonucu oluşan sınırların usul ve gerçek duruma uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tesciline” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, bozma ilamında belirtilen eksikliklerin tam olarak giderilmediğini, eksik incelemeye, bilimsel ve teknik verilerden uzak bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi’ne göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2 – a maddesi, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri.

3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.