Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/54 E. 2023/2663 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/54
KARAR NO : 2023/2663
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi (8.) Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesine 2/B ve zilyetlik şerhi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Antalya ili, … ilçesi, … Mahallesi 28125 ada 2215 parsel (Eski Antalya İli … İlçesi … Köyü 1517 parsel) sayılı taşınmaz 5.184,29 metrekare yüzölçümünde tarla vasfında Hazine adına tapuda kayıtıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın Hazinenin de taraf olduğu kadastro mahkemesi kararıyla hükmen tescil edildiği ve söz konusu kararda 2/B alanında kaldığının açıkça belirtildiği, bu nedenle kesin hüküm bulunduğuna dayanarak çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve davacının zilyet olduğu hususunun tapuya şerh verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, dava konusu Antalya ili … ilçesi … Mahallesi 28125 ada 215 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun tespiti ile bu hususta tapuya şerh düşülmesine, kullanım tespitine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Hazine istinaf dilekçesinde; davada idareleri lehine hak düşürücü veya zamanaşımı sürelerin dolmuş olduğunu, ormandan Hazine adına çıkarma işlemlerinin idarenin tasarrufu altında olduğunu, idari prosedür gerçekleşmeden yargı yoluyla satışa sebebiyet verebilecek işlem yapılmasının mümkün olmadığını, davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, 2/B şerhi verilmesi talebinin mevzuata aykırı olduğunu, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/342 Esas, 2006/4 Karar sayılı dosyasının kesin hüküm teşkil edemeyeceğini, davacı …’ın davada taraf olmadığını, bahse konu kararda taşınmazın 2/B olduğuna ilişkin verilmiş bir kararın da bulunmadığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinde kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin davalının yasal hasım olduğu gerekçesiyle vekalet ücreti takdir etmediğini ve yargılama giderlerinden davalıyı sorumlu tutmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun tespiti ve zilyetlik şerhi talebi olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen lehine olacak şekilde kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/342 Esas, 2006/4 Karar sayılı kararıyla dava konusu yerin 1942 yılında yapılan orman tahdidinde devlet ormanı sınırları içerisine alındığı ve 1976 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında orman niteliğini kaybettiği ve 2/B niteliğinde olduğu gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verilerek kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği iddia edilmekteyse de söz konusu kararın incelenmesi sonucunda davacının anılan davada taraflardan biri olarak yer almadığı ve dolayısıyla tarafı olmadığı bir davada verilen karara dayanarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B şerhi konulmasını istemekte hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince bu istem yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2019/290 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararının HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca davanın yeniden esasına ilişkin olarak; davanın 2/B şerhi verilmesi istemi yönünden aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, zilyetlik şerhi verilmesi istemi yönünden esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın 2/B ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunu, müvekkilinin zilyetliği, taşınmazın hükmen tesciline esas teşkil eden kadastro mahkemesi kararında taraf olan …’dan devralan …’dan devraldığını dava açmakta hukuki yararın bulunduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığına, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.