YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/543
KARAR NO : 2023/3023
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Tapuda davalı … kayıtlı olan ve … Mahallesinde bulunan, eski 2144 parsel sayılı 975 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosu sırasında, 28074 ada 175 parsel numarasıyla ve 997,51 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığına dayanarak tespitin iptali ile taşınmazın orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen tapu iptal tescil davası sonunda çekişmeli taşınmazın 366 metrekarelik kısmının tapusunun iptaline ve orman vasfıyla tesciline karar verildiğini, şayet orman olarak tesciline karar verilen bölüm infaz edilmediğinden dava açılmışsa, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kalan bölüme dava açılmışsa talep açıklattırıldıktan sonra beyanda bulunacaklarını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kadastro Mahkemesinin 05.04.2011 tarihli ve 2010/1552 Esas, 2011/530 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine dava konusu … ili, … ilçesi, … eski 2144 parsel yeni 28074 ada 175 parselin 997,51 m2 olarak tapu kütüğüne aynen aktarılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.06.2015 tarihli ve 2015/7061 Esas, 2015/5414 Karar sayılı kararıyla; davacı İdarenin davasının yenileme kadastrosuna itiraz mı, yoksa mülkiyet iddiasına mı yönelik olduğunun ya da her iki istemi de içerip içermediğinin açıkça anlaşılamadığı, İlk Derece Mahkemesince davacı … İdaresinden, davasını açıklamasının istenilmesi ve dava mülkiyete ilişkin ise Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğuna değinilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kadastro Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 03.11.2016 tarihli ve 2015/149 Esas, 2016/271 Karar sayılı karar ile; davanın 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine itiraz yönünden reddine, dava konusu Antalya ili, … ilçesi, … Mahallesinde bulunan eski 2144 parselin, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen kadastro uygulama tutanağındaki gibi 28074 ada 175 parsel sayısında ve 997,51 m2 yüzölçümünde tapuya tescil edilmek üzere tapu siciline aynen aktarılmasına, davacı … İdaresinin dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline yönelik istemi hususunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
C. Onama Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2017/5276 Esas, 2019/6227 Karar sayılı ilamı Kadastro Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
Davacı vekilinin gönderme talebi üzerine tapu iptal tescil davası bakımından Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yerin Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/85 E- 2009/169 K sayılı kararında hükme esas alınan yer olup, davanın taraflarının ve davanın konusun da aynı olduğu HMK 114/1-i ve 115/2 uyarınca önceden kesin hükme bağlandığı gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … İdaresi istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, dava konusu taşınmazın tamamımın orman sınırları içerisinde kaldığını, gerekçeli kararda bahsedilen hükmün dava konusu parselin eski parsel numarası hakkında verildiğini, devlet ormanlarının Anayasa’nın güvencesi altında olduğunu, oluşan tapuların hukuki geçerliliğini kaybedeceğini, özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24/04/2009 tarihli 2009/85 esas ve 2009/169 karar sayılı kararının, davacı … Yönetimi tarafından yine eldeki dosya davalısı …’a karşı ve eldeki davanın konusu olan parselin 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi uygulaması öncesindeki parsel numarası olan 2144 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle açıldığı ve yargılama sonucunda mahkemece “davanın kısmen kabulüne, parselin B ile gösterilen 366 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verildiği ve kararın Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 27/10/2009 tarihli ve 2009/12484 E. 2009/15766 K. sayılı ilamıyla ve hüküm “orman niteliğiyle hazine adına tapuya tesciline” şeklinde düzeltilerek onandığı; karar düzeltme yoluna gidilmeksizin 10/12/2009 tarihinde kesinleştiği ve taraflar arasında dava konusu taşınmaza ilişkin kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, dava konusu taşınmazın tamamımın orman sınırları içerisinde kaldığını, gerekçeli kararda bahsedilen hükmün dava konusu parselin eski parsel numarası hakkında verilmiş olması nedeniyle infazının mümkün olmadığını, devlet ormanlarının Anayasa’nın güvencesi altında olduğunu, oluşan tapuların hukuki geçerliliğini kaybedeceğini, özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz hakkında taraflar arasında kesin hüküm bulunup bulunmadığına, bulunmuyorsa çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 Sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, geçici üçüncü maddesinin 2 nci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun’un 373/4 maddesi; “Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü, geçici 3/2 nci maddesi; “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.” hükmünü içermektedir.
2.Yukarıda açıklanan 373/4 ve diğer yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtayın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, eş söyleyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
3.Somut olayda temyize konu dosya, daha önce Yargıtay denetiminden geçerek bozulmuş olduğuna göre istinaf değil temyiz kanun yoluna tabi olup, iş bu dosya ile ilgili Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen 2021/1911 Esas ve 2022/1447 Karar sayılı kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmıştır.
4.Bu sebeple; Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/227 Esas ve 2021/1035 Karar sayılı kararı incelenmesine geçildi.
5.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.