YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/1049
KARAR NO : 2008/10946
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
Mahkemesi :Ağır Ceza
Karar Tarihi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, …, …’ın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, adı geçen sanıklarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyize gelince;
Sanığa sorgusu için yazılan talimatın matbu metninde iddianame okunduktan sonra savunması alınması belirtilmiş ise de talimat yazısı ekinde sadece özgeçmiş raporunun yer aldığını belirtilmesi ve belgeler arasında iddianamenin bulunmadığı ayrıca sanığın talimatla sorgusunun yapıldığına ilişkin tutanakta iddianamenin okunduğuna dair bir ibare bulunmaması karşısında iddianame okunmadan sorgusunun yapılması suretiyle CMK.nun 191/3-b maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.10.2008 gününde onamada oybirliği bozmada oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: Sanık …’nın savunmasının alınması için 4.4.2001 tarihinde Silvan Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimatta ‘ekte gönderilen iddianame ve önceki ifadeleri okunarak savunmasının alınması’ istenmiş, talimat mahkemesince, 11.5.2001 tarihinde aynen tutanağa geçen şekliyle ‘Talimat ve ekleri okunup üzerine atılı suç anlatıldıktan sonra sanıktan savunması soruldu’ denmiş ve sanık ‘Ben üzerime atılı suçlamayı anladım.’ dedikten sonra savunmasını yapmıştır. Tutanakta ‘talimat ekinde iddianame olmadığından okunamadı’ gibi bir ibare de yer almamaktadır.
11.3.2002 tarihinde aynı mahkemede ‘sanığa talimat ve ekli iddianame okundu….’ denilmek suretiyle tutanak düzenlenmiş, 10.5.2002 tarihinde ise el yazısı örneği alınmıştır.
25.3.2004 tarihinde, mahkemenin tayin ettiği naip hakim tarafından sanığın 4959 sayılı Yasadan yararlanma talebi ile ilgili beyanının alındığı, örgüte katılımı ve örgüt içindeki faaliyetleri ile ilgili açıklamalarda bulunan sanığın, tüm aşama ifadeleri ve aleyhine delil olarak ibraz edilen örgütsel dökümanlar hakkında diyeceğinin sorulduğu, tutanak kapsamından anlaşılmaktadır.
CMK.nun 222.maddesine göre tutanaklar duruşmanın nasıl yapıldığını gösteren belgeler olup nelerin yapılıp, nelerin yapılmadığı ancak tutanak içeriği ile ispat olunabilir ve tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiasında bulunulabilir. Anılan maddenin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde tutanakta yapıldığı belirtilen bir işlemin yapılmadığını iddia etmek olanaklı değildir.
Dosya içinde mevcut duruşma tutanaklarından, sanığa iddianamenin okunduğu, 6 yıl 8 ay ve 40 oturum süren yargılama boyunca üzerine atılı suçtan haberdar olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtların takdir ve değerlendirmesinde, suçun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde niteliğinin tayin ve cezayı azaltıcı nedenin takdir edilmesinde, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesi ile lehe yasanın saptanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun iddianame okunmadan sanığın sorgusunun yapıldığı yönündeki BOZMA görüşüne katılmıyorum. 13.10.2008
Ekrem Ertuğrul
M.Üye