Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2008/13521 E. 2010/3868 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/13521
KARAR NO : 2010/3868
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.04.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
5271 sayılı CMK’nın 141. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte değerlendirilip yorumlandığında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişiler hakkında adli işlemler yapılırken adli mercilerin usul kurallarına uymamaları,
keyfi davranmaları veya suçsuz olan kişilerin mağduriyetlerine neden olacak biçimde koruma tedbirleri uygulamaları halinde uğrayacakları zararların karşılanması amacına yönelik olarak yapılan istisnai bir düzenleme olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan Kanun maddesine dayanılarak Devlete karşı dava açılabilmesi için, kişinin CMK’nın 141. maddesinin 1. fıkrasının “a, b, c, d, e, f, g, h, i, j” bentlerinde belirtilen şekilde usulsüz işlemlere muhatap olması ve hakkında bir ceza soruşturması yapılmış bulunması şarttır.
Somut olayda davacı şirket Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/454 nolu soruşturma nedeniyle suç ile hiçbir ilgisi bulunmayan kameralı güvenlik sistemine el konulduğunu iddia ederek zararlarının karşılanmasını talep etmektedir. 12.02.2007 tarihinde şüpheli Ramazan Kaya hakkında mala zarar verme suçundan yapılan soruşturma sırasında suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla adı geçen şirketin kameralı güvenlik sistemine el konulmuş olup, şirket veya temsilcileri hakkında herhangi bir suç soruşturması yapılmadığından davanın genel hükümlerine göre hukuk mahkemesinde açılması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle CMK’nın 141. maddesine dayanılarak açılan davanın şartları bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun davanın kabulü ile yazılı miktarda tazminat hükmedilmesine dair kararın onanması görüşüne katılmıyorum. 05.04.2010