YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/18399
KARAR NO : 2010/2584
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme, Kasten yaralama, Tehdit, Konut dokunulmazlığını ihlal
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 765 sayılı TCK’nın 456/4, 457/1, 191/2, 81/1-2-3, 59, 72, 36, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Sanık … hakkında; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan beraat, 765 sayılı TCK’nın 516/ilk, 522, 59, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyete ilişkin hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
4786 sayılı Kanun ile 647 sayılı Kanunun 5. maddesine eklenen 5. fıkra hükmü ile getirilen gecikme zammının 647 sayılı Kanuna yürürlükten kaldıran 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda öngörülmediği gözetilmeden anılan madde ile uygulama yapılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün gecikme zammına ilişkin fıkrasının hükümden çıkartılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin temyizlere gelince;
Sanığın, kızı olan …’nın evi terk etmek istemesi üzerine, eşi … tarafından zorla eve sokulup, arkasından kapıyı kilitleyip, adı geçeni kasten yaralaması sırasında, kızını kurtarmak için kapı camını kırarak, elini içeri sokup kapıyı açması şeklinde gelişen olayda; mala zarar verme fiilinin gerçekleşen haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu ile işlendiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 25/1 ile 765 sayılı TCK’nın 49. maddeleri gereğince sanık hakkında ceza verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ile katılan vekilinin temyiz itrazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 02.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.