YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/2015
KARAR NO : 2008/11705
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
Mahkemesi :Ağır Ceza
Karar Tarihi :
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezaların süresi itibariyle koşulları oluşmadığından sanık … … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- Sanık … … hakkında patlayıcı madde bulundurma suçuna ilişkin olarak; Sanığın üzerine atılı suç için öngörülen cezanın miktarı itibarıyla, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 5237 sayılı TCK’na göre zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımı, suç tarihi olan 26.9.2000 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiğinden hükmün BOZULMASINA, CMUK.nun 322. maddesine istinaden zamanaşımı sebebiyle davanın DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık … …’in silahlı örgüte üye olma suçu nedeniyle toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ve C.Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) bendinde öngörülen hak yoksunluğunun aynı Kanunun 53/3. maddesi hükmü uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar olabileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmadan CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanması ile ilgili paragrafının sonuna “53/1. maddesinin (c) bendindeki hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına”cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usül ve yasaya uygun bulunan hüküm DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … müdafiinin temyizine gelince;
a) Sanığın sübutu kabul olunan eylem ve faaliyetlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğu nazarar alındığında fiilinin örgüt üyeliği suçunun oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Kabul ve uygulamaya göre de; 765 sayılı TCK.nun lehe kabul edilmesi karşısında, lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi ile karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı aleyhe temyiz bulunmadığından, sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak BOZULMASINA, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.