YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/4512
KARAR NO : 2008/10618
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
Mahkemesi :Asliye Ceza
Karar Tarihi :
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan sanık … hakkında;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28.4.2005 tarihli hükümde sanığa tayin olunan para cezasının 10 taksitte tahsiline karar verildiği ve bu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; bu hususun kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün “sonuç adli para cezasının miktarı itibarıyla 647 sayılı Yasanın 5. maddesinin müdahil sanık … yönünden uygulanmasına takdiren yer olmadığına” ilişkin 7. fıkrasının hükümden çıkartılması, yerine “647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca katılan sanık … hakkında tayin olunan sonuç adli para cezasının 10 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden biri zamanında ödenmediğinde kalan taksitlerin tamamının tahsil edileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkındaki temyizlere gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7–14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 7.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.