Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2008/6575 E. 2008/10844 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6575
KARAR NO : 2008/10844
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

Mahkemesi :Ağır Ceza
Karar Tarihi :

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-5237 sayılı TCK.nun 22/6. maddesinin birinci cümlesinin uygulanabilmesi için fiilden dolayı münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu itibariyle zararlı bir neticenin meydana gelmesinin öngörüldüğü, olayda ise sanığın eşinin ölüp çocuklarının yaralanması ile birlikte ayrıca kayınvalidesi olan …’nın da yaralanıp sanıktan şikayetçi olduğu, bu itibarla da anılan maddede öngörülen koşulların oluşmaması nedeniyle uygulanamayacağı eylemin 765 sayılı Yasanın 455/2 (5237 sayılı TCK.nun 85/2) maddesine uyduğu gözetilmeden eylemin meydana gelen sonuç bakımından ikiye bölünmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, kanuna aykırı;
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı ceza miktarı yönünden CMUK.nun 326 maddesine göre kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 13.10.2008 gününde 1. bent bozmasında oyçokluğu 2. bentte oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Suçtan sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 22/6 maddesinde, taksirle sebebiyet verilen neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması halinde sanığa ceza verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hükmün uygulanabilmesi için, meydana gelen neticenin sanığın cezalandırılmasını gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması, bu mağduriyetin aynı zamanda sanığın kişisel ve ailevi durumuna ilişkin bulunması gerekir. Ancak taksirli suç mağdurlarının sanığın eşi, annesi-babası, çocukları, kardeşleri gibi yakınları olması zorunlu değildir. Öte yandan bu hükmün uygulanması, suç mağdurunun şikayetçi olmaması şartına da bağlanamaz. Zira, mağdur şikayetten feragat ettiği veya şikayetini geri aldığı takdirde esasen şikayet yokluğundan dolayı kovuşturma şartı gerçekleşmediği için davanın düşürülmesi gerekecek, böylece şahsi cezasızlık hükmü uygulanamayacaktır. Mağdurun şikayeti nedeniyle dava açıldığı hallerde ise, bu kez şikayet nedeniyle şahsi cezasızlık halinin uygulanması engelleneceği için, böyle bir koşul kabul edildiğinde taksirle yaralama suçlarında şahsi cezasızlık halinin uygulanması hiçbir şekilde söz konusu olamayacaktır.
Somut olayda, eşinin öldüğü, iki kızı ile kayınvalidesinin yaralandığı trafik kazasında aracı kullanan sanığın taksirli davranışı ile neden olduğu bu neticeler, esasen üç çocuklu olan ve eşinin ölümünden sonra çocuklarını Akdağmadeni’ndeki yakınlarının yanına bırakıp kendisi de Ankara’da çalışmak durumunda bulunan sanığın kişisel ve ailevi bakımdan artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması karşısında, tek bir taksirli hareket sonucu ortaya çıkan tüm neticelerle ilgili olarak sanığa ceza verilmemesi gerektiği halde, eşinin ölümü ve iki çocuğunun yaralanması neticelerinin ayrılıp bu sonuçlar bakımından ceza verilmesine yer olmadığına, kayınvalidesi …’nın yaralanması eyleminden dolayı ise kayınvalidesinin davaya katıldığından ve şikayetini sürdürdüğünden bahisle 765 sayılı TCK’nın 459/2-son maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün yukarıda açıkladığımız bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesindeyiz