Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2013/18004 E. 2014/12620 K. 25.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18004
KARAR NO : 2014/12620
KARAR TARİHİ : 25.12.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi yaptırmamak için direnme, silahlı terör
örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç
işleme, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- TCK’nın 265/1-3, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713
sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK’nın 220/6. maddesi yollamasıyla 314/2, 62,
53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK’nın 62, 52/2,
53/1-2-3, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
müsadere

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;

a) Sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekten kurulan hükümle ilgili olarak;
Sanığın örgüt adına işlediği 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçunun hükümden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sayılan suçlardan olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Anayasanın 38, 138/1. maddeleri, 6352 sayılı Kanunun amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı sanığın kasta dayalı kusuru, güttüğü amaç ve saik ile sübutu kabul edilen 2911 sayılı Kanuna aykırılıktan ibaret eyleminin niteliği de göz önünde bulundurularak; tayin olunan cezadan TCK’nın 220. maddesinin 6. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana uygun olan ve maddede gösterilen indirim oranı ile uyumlu, makul ve makbul bir indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen ve eylemin niteliğinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.