YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18132
KARAR NO : 2014/12645
KARAR TARİHİ : 25.12.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Yunan topraklarına girmeye hakkı olmayan üçüncü ülke uyrukluları müştereken ve toplu olarak ülke içlerinde kanun dışı nakletmek-sevketmek suçundan sanık …’ün, Dedeağaç (Aleksandurupolis) Bidayet Mahkemesinin 03.08.2008 tarihli ve 278/2008 sayılı kararı ile 48 ay hapis ve 14.000 Euro para cezası ile cezalandırılarak 48 aylık hapis cezasının bir günü 5 Eurodan para cezasına çevrilerek sınır dışı edilmesine müteakip Göçmen kaçakçılığı yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 79/1-b, 62, 52. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ve 2.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 16. maddesi gereğince Yunanistan’da 29.06.2008-11.08.2008 tarihlerinde gözaltında, tutuklulukta ve hükümlülükte hürriyetinden yoksun kaldığı sürenin mahsubuna dair, İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2012 tarihli ve 2010/164 esas, 2012/249 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 16/1. maddesinde yer alan, “Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı yasanın 63/1 maddesinde yer alan “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık … hakkında İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2012 tarihli ve 2010/164 esas, 2012/249 sayılı kararına konu aynı suç nedeniyle Dedeağaç (Aleksandurupolis) Bidayet Mahkemesinin 03.08.2008 tarihli ve 278/2008 sayılı kararı ile 48 ay hapis, 14.000 Euro para cezası ve 48 aylık hapis cezasının günü 5 Eurodan para cezasına çevrilmesine dair kararı
sonrasında sanık …’ün 09.07.2008 tarihinde söz konusu cezayı Dedeağaç (Aleksandurupolis) Vergi Dairesine ödemesi karşısında, bu cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 16/1 ve 63/1 maddeleri uyarınca mahsup edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 15.11.2013 tarih ve 2013/16902/69504 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2013 tarih ve 2013/367635 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında sanığın 14.12.2010 tarihli Tekirdağ 2. Asliye Ceza mahkemesine verdiği müdafii talebini içerir dilekçesi üzerine, kendisinin yokluğunda tayin edilen müdafiden haberdar edilmediği anlaşılmakla, gerekçeli kararın bizzat sanığa tebliğinin gerektiği ve henüz kesinleşmeyen hükmün olağan yasa yoluyla incelenmesi imkanı varken olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği anlaşılmakla, koşulları bulunmayan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, gereği merciince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.