Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2015/12736 E. 2016/2489 K. 17.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12736
KARAR NO : 2016/2489
KARAR TARİHİ : 17.03.2016

Mahkemesi : Asliye Ceza
Suç : Kenevir ekme, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Hükmün verildiği duruşma tutanağındaki katip imzası eksikliği inceleme öncesinde giderilmiştir.
1-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen karara yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, temyiz incelemesine yer olmadığına gereğinin yetkili ve görevli itiraz merciince yerine getirilmesine,
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Kenevir ekme suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın elindeki poşetlerde ele geçirilen esrar maddesini, yetiştirdiği kenevirlerden elde ettiğine ilişkin beyanının, “suçla ilgili kişi veya kişileri gizleme” ya da “daha az ceza alacağını sanma” gibi bir amaca dayanmış olabileceği; kenevir ektiği yerde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, kenevir kökü veya hasat artığı gibi maddi bulgu elde edilemediği ve aradan geçen zaman nedeniyle elde edilmesinin de mümkün olmayacağı; bu durumlar karşısında, atılı suçu işlediğine ilişkin, soyut beyanları dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.