YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1391
KARAR NO : 2016/7792
KARAR TARİHİ : 11.10.2016
Mahkemesi :Ağır Ceza
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Uyuşturucu madde ticareti yapan sanığın bu suçtan kurtulmak amacıyla evinde bulunan uyuşturucuyu kullanmak için bulundurduğu savunmasından başka cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA,
3)Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıka kaydı bulunmayan sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin, TCK’nın 191/1, 62. maddeleri gereğince kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen 6000 TL adli para cezasına ilişkin olup, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, lehe olan bu düzenleme ve TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.