Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/142 E. 2020/1050 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/142
KARAR NO : 2020/1050
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik Yapmak
Hüküm : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanığın iş yerinde herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde, alışveriş yapılmış gibi kendilerine para ihtiyacı nedeniyle başvuran şahısların hamili oldukları kredi kartı ile pos cihazı aracılığıyla işlem yapıp, gerçek olmayan bu alışveriş tutarlarından belli bir komisyon kesintisi yaparak tefecilik suçunu işlediği iddia edilen sonut olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından sanığa ait pos cihazından kendisi ya da üçüncü bir kişi tarafından kredi kartıyla çekim yaptırdığını söyleyen ve yargılama aşamasında dinlenmeyen tanıkların dinlenilmesi, sanık hakkında tefecilik yapıp yapmadığı hususunda gizli ve detaylı kolluk araştırması yaptırılması, sanık hakkında UYAP kayıtlarında yapılan araştırmada Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/732 Esas, 2013/200 Karar sayılı ilamı ile HAGB kararı verildiği anlaşılmakla akıbetinin araştırılması ve anılan dosyanın onaylı örneğinin dosya arasına alınması, sanığın icra dairelerinden alacaklı olduğu icra dosyalarının sorulup var ise aslı veya onaylı suretleri getirtilip borçlu gözüken kişilerin faiz karşılığı sanıktan para alıp almadıkları konusunda tanıklıklarına müracaat edilmesinden sonra, sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a) CMK 226/2 maddesine aykırı şekilde iddianamede sevk maddesi gösterilmediği halde sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması,
b) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve Esas 2014/140, Karar 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
c) Tanık beyanları ve vergi tekniği raporuna göre faizle borç para verme eyleminin en son 2010 yılı Aralık ayı içerisinde gerçekleştiği anlaşıldığından, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 09.10.2012 olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,Kanuna aykırı görülüp, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.