YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1573
KARAR NO : 2020/1720
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : TCK’nun 257/2, 621, 50/1a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık …’in Pütürge Orman İşletme Şefliğine bağlı olarak orman muhafaza memuru olarak görev yaptığı, sorumluluk sahasındaki orman ürünlerini taşıyan kamyonların sevk irsaliyelerinde yazan ölçüm değerlerinin araçlarda yapılan gerçek ölçümlerle uyumlu olmadığının tespit edildiği, farklılıkların 6831 sayılı Orman Kanununun orman ürünlerine ait taşıma yönetmenliğinin 21. maddesinde belirtilen oranlardan bariz şekilde fazla olduğu kesilen irsaliyelerin göz kararı ile kesildiği ve odunların ölçümü yapılmadan kamyonlara yüklendiği iddiası ile sanık hakkında TCK’nın 257/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanık tarafından kararın temyizi neticesinde; Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 16/12/2013 tarih 2012/12172 esas 2013/12243 karar sayılı bozma ilamında sanığın eyleminin ihmal niteliğinde olduğu ve TCK’nın 257/2. maddesi kapsamında kaldığı, hükümden önce yasa değişikliği yapıldığı ve ayrıca TCK 61. maddesi uyarınca temel cezadan alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak asgari hadden uzaklaşılarak karar verildiği, ayrıca TCK 53/5 maddesinin uygulanmasına karar verilmediği, TCK 58. maddenin uygulanması gerekirken uygulanmaması gerekçeleri ile kararın bozulduğu, ancak bozma sonrası yapılan yargılamada TCK 257/2. maddesi gereğince karar verilmesine karşın diğer hususlara hükümde ve gerekçede değinilmemesi, bu şekide bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğinin anlaşılması karşısında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarında öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmiş olduğu da gözetilerek bu hususta değerlendirilme yapılmadan hüküm kurulması,
3-28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
4-Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının taksit aralığının gösterilmemesi sureti ile TCK 52/4 maddesine muhalefet edilmesi,
5-Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince, ayrıca hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanununun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.