YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1968
KARAR NO : 2021/1900
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği yönetim kurulu üyeleri olduğu, damızlık hayvan yetiştiriciliği birliklerinin konusu itibarıyla suç tarihi öncesinde 10/03/2001 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu, suç tarihinde ise 13/06/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu hükümlerine tabi olduğu, damızlık hayvan yetiştiriciliği birlikleri hayvansal ürün üretmek amacıyla kurulmadıklarından bu birlikler hakkında 06/07/2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu hükümlerinin, bu Kanun’un kapsamı da dikkate alındığında, uygulanmasına imkan bulunmadığı, öte yandan 17/02/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6589 sayılı Kanun’un 6. maddesi değiştirilmeden önce ise söz konusu damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin statüsünün 5996 sayılı Kanun’un 10/6. maddesine göre organizasyon şeklinde tanımlandığı, ancak söz konusu Kanun’un 10/6. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 20/03/2013 tarihli, 2012/76 Esas ve 2013/44 sayılı Kararında belirtilen ”… bu birliklerin kuruluşu, sona ermesi, temsili, yönetimi, fiil ehliyetini nasıl kullanacağı, tüzel kişiliğinin bulunup bulunmayacağı, haklara ve borçlara ehil olup olmayacağı konularında kanunla temel kurallar belirlenmeden bu hususların düzenlenmesi maddenin (15) numaralı fıkrasında yürütmenin düzenleyici işlemine bırakılması, anılan hususlarda kanun koyucunun yasal düzenleme yapmayıp bu hususların düzenlenmesini yürütmenin düzenleyici işlemine bırakması yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu gibi yasal çerçevesi çizilmemiş alanda idareye her an değiştirilebilir nitelikte hukuksal tasarruflarda bulunma yetkisinin verilmiş olmasının hukuki belirlilik ilkesini de zedelemesi, hukukumuzda kendine özgü amaçları gerçekleştirmek için kanunla kurulan ve nitelikleri özel kanunlarında gösterilen “Birlik” isimli yapılar bulunmakta ise de bu yapılarla ilgili genel bir yasal düzenleme bulunmadığından, kurala konu birliklerin hukuki statülerine ilişkin temel
hususların belirli olduğunu söylemeye olanak bulunmadığı…” şeklindeki gerekçelerle iptaline karar verildiği ve bu kararın 07/11/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında da 5996 sayılı Kanun’da 17/02/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ancak 07/11/2014 tarihinden itibaren geçerli olan 6589 sayılı Kanun’la değişiklik yapılarak damızlık hayvan yetiştiriciliği birliklerinin yapısının yeniden düzenlendiği ve bu Kanun ile damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin yönetim kurulu üyelerinin birliğin paraları üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına dair hükmün 6589 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5996 sayılı Kanun’a 10/E fıkrası olarak eklendiği, suç tarihinin de bu tarihlerden önce olması karşısında, damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin tabi olduğu 08/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 71. maddesinde ”Birlik ve Merkez Birliği hakkında, Kanun ve bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ve vergi mevzuatı açısından 24/04/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uygulanır” şeklinde bir düzenleme bulunsa da 5237 sayılı TCK’nın 2/2. maddesi hükmü de nazara alındığında suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağından sanıkların kamu görevlisi gibi cezalandırılmasının mümkün bulunmadığı, bu itibarla yüklenen suçun unsurlarının gerçekleşmediği nazara alınarak CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerekirken, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlemediklerinden bahisle aynı Kanun’un 223/2-b maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı ise de hükümler sonucu itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 01/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.