YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2211
KARAR NO : 2020/1711
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi İhmal
Hüküm : TCK m.257/2, 62, 53 gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-03/07/2009 tarihinde meydana gelen kazada sanığın kolluk görevlisi olarak tutanak tuttuğu, söz konusu kazaya ilişkin mahkeme tarafından yapılacak keşife sanığın, tanık olarak çağrıldığı, diğer kolluk birimlerinin sanığı keşif mahallinde hazır bulundurması gerektiği, sanığın eyleminin keşif dosyası kapsamında tanıklık görevinin icrası olduğu, 5271 sayılı yasanın 44. maddesi kapsamında usulüne uygun çağrıldığı halde çağrıya uymayan tanıklar hakkında yapılacak işlemin zorla getirme olduğu; ayrıca önceki gece nöbetçi olan sanığın, keşif günü görev istirahatli sayıldığı göz önüne alındığında; üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olduğunun anlaşılması karşısında; görevi ihmal suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/11/2014 tarihli 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK’nin 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiğinden; somut olayda sanığın sabit kabul edilen fiilinin ne olduğu belirtilip buna dayanak olan deliller gösterilip tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.