Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/3809 E. 2021/1576 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3809
KARAR NO : 2021/1576
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Mahkumiyet (ayrı ayrı)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 12/05/2015 tarihli ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tek tefecilik suçunun oluşacağı nazara alındığında; sanık …’ün katılan … ve katılan …’a farklı zamanlarda faiz karşılığı ödünç para vermesi şeklindeki eylemlerinin kül halinde zincirleme biçimde işlenmiş tek bir tefecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, ayrı ayrı iki kez cezalandırılması,
TCK’nın 241. maddesi uyarınca kurulan hükümde hapis cezasının yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesi ile oluşacağı, tefecilikte suç tarihinin faizin kararlaştırılıp ödünç paranın verildiği tarih olması, taraflar arasında en son düzenlenen senedin düzenleme tarihi olan 10/11/2010 gününün taraflar arasındaki faiz anlaşma iradesinin senedin tanzimi ile ortaya konulduğu dikkate alındığında suç tarihi olarak kabulü gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan
5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.