YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5680
KARAR NO : 2021/1590
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Sanıklar … ve … hakkında ayrı ayrı mahkumiyet
Sanık … hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 2020/5798 Esas sırasında kayıtlı Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/296 Esas ve 2015/343 Karar sayılı dosyası ile bu dosya arasında suç ve sanık … yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak ve sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne, sanıklar … ve …’in temyiz itirazlarının kendilerine hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan Hazine vekilinin temyiz itiriazının ise sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 gün ve 2014/118-2016/208 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve suçun TCK’nın topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, bu bağlamda TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında; dosya içeriği ve UYAP kayıtlarına göre, sanık … hakkında aynı suçtan açılmış Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/398 Esasına ve sanık … hakkında yine aynı suçtan açılmış Dairemizin 2020/5798 Esası ile incelenen Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/296 Esasına kayıtlı kamu davalarının açıldığı, ayrıca … ve …’in şüpheli sıfatıyla tefecilik suçundan soruşturma dosyalarının olduğunun anlaşılması karşısında, anılan davalar ve soruşturma dosyalarının akıbetlerinin araştırılması, derdest ya da kamu davasının açılmış olduğunun tespiti halinde ise gerekiğinde davaların birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesi sonrasında, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK’nın 3/1 ve 61. maddeleri de nazara alınarak, TCK’nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği, dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanıkların vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılması, sanıkların faiz karşılığı borç para verip vermediği hususunda detaylı kolluk araştırması yaptırılması sonrasında sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii, sanıklar … ve … ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. ve 326/son (sanıklar …, bakımından) maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.