YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5978
KARAR NO : 2021/1553
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Sanık … hakkında; beraat
Sanık … hakkında; TCK’nın 241/1, 62, 52, 53. Maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 10.000 TL adli para cezası, hak yoksunluğu
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, gıyabi kararın vekil yerine asile tebliğ edilmesi nedeniyle; katılan …’ne 30/06/2015 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla Bursa Vergi Dairesi vekilinin öğrenme üzerine 02/07/2015 tarihinde yapmış olduğu temyiz talebi süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; katılan Hazine vekilinin tefecilik suçu nedeni ile verilen beraat hükmüne, sanık … müdafiin ise sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinin dosya kapsamına göre sanık lehine değerlendirme ile 01/02/2013 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 13/03/2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
TCK’nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması ile 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmiş ise de bu hususun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve
kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müşteki …’un Şubat ayı içerisinde paraya ihtiyacı olduğundan dolayı elinde bulunan 27/06/2013 tarihli 38.336,08 TL bedelli çeki paraya çevirmek istediğinden sanık … ile tanıştığı, çekin…’e verilmesi üzerine müştekiye 4.600 TL verdiği, çekin daha sonra… tarafından diğer sanık …’a verdiği, çeki teslim alınca 27.400 TL parayı alan…’in bu parayı müştekiye verdiği, sanıkların birlikte hareket ederek faizle şikayetçinin çekini kırarak üzerilerine atılı tefecilik suçunu birlikte işledikleri iddia edilen olayda, her ne kadar sanık hakkında davaya konu olan çeki sanık …’a satmış olduğu ürünler karşılığında aldığı ve bu satış işlemini fatura ile belgelendirdiğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de, dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın düzenlemiş olduğunu beyan ettiği faturanın dosya içerisinde olmadığı anlaşılmakla bir örneğinin dosya arasına istenilmesi, vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında suç tarihini kapsayacak şekilde vergi incelemesi yaptırılması, icra müdürlükleri nezdinde alacaklı olduğu takip dosyalarının araştırılıp varsa borçluların faiz karşılığı sanıktan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, faiz karşılığı borç para verip vermediği hususunda detaylı kolluk araştırması yaptırılması, ayrıca UYAP kayıtlarında yapılan araştırmada, sanık hakkında Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/123 Esas, Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2018/66 Esas, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/510 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davaların akıbetinin araştırılması, derdest ise ve mümkünse birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa TCK’nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.