Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/6065 E. 2021/1288 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6065
KARAR NO : 2021/1288
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapma
Hüküm : Mahkumiyet ve beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A)Sanık hakkında müşteki …’a faiz karşılığı ödünç para verme eylemine ilişkin olarak tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “Tefecilik” suçunun 5237 sayılı TCK’nın 241. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzatılmış dava zamanaşımının, müşteki Mevlüt’ün beyanına göre suça konu ödünç paranın verildiği 2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
B)Sanık hakkında katılan …’ya faiz karşılığı ödünç para verme eylemine ilişkin olarak tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin (Vekalet ücreti yönünden) temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “Tefecilik” suçunun 5237 sayılı TCK’nın 241. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzatılmış dava zamanaşımının, katılan …’nın beyanına göre suça konu ödünç paranın verildiği 12/10/2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
C)Sanık hakkında katılan …’a faiz karşılığı ödünç para verme eylemine ilişkin olarak tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin (Vekalet ücreti yönünden) temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı, bu bağlamda TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması icap ettiği nazara alındığında; UYAP kayıtlarına göre, sanık hakkında aynı suçtan açılmış Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/252 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise davaların birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK’nın 3/1 ve 61. maddeleri de nazara alınarak, TCK’nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1136 sayılı Kanun’un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.