Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/7526 E. 2021/2385 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7526
KARAR NO : 2021/2385
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hazinenin sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarında suçtan zarar gören olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nın 233 ve 234. maddeleri gereğince davaya katılma hakkı bulunduğu ve vekilinin temyiz dilekçesinin katılma iradesini ortaya koyduğu nazara alındığında, CMK’nın 237/2 ve 260/1. maddelerine dayanılarak davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede,
1- Sanık … hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’nun diğer sanıkların işlemiş olduğu tefecilik suçuna iştirak ettiğine dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı halde beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
a. Yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
b. Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve Esas 2014/140, Karar 2015/85 sayılı kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
c. Ayrıntıları Dairemizin 07/10/2020 tarihli 2020/1926 Esas ve 2020/1281 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; tefecilik fiili nedeniyle oluşan kamunun maddi zararının, kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığından CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasında göz önüne alınması mümkün değildir. Bu bağlamda, mahkemece sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulması sonrasında, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce CMK’nın 231/5 ve 231/6-a-b madde ve bentleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken “mağdurun zararını gidermediği” gerekçesi ile sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a. Yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
b. Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve Esas 2014/140, Karar 2015/85 sayılı kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
c. Ayrıntıları Dairemizin 07/10/2020 tarihli 2020/1926 Esas ve 2020/1281 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; tefecilik fiili nedeniyle oluşan kamunun maddi zararının, kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığından CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasında göz önüne alınması mümkün değildir. Bu bağlamda, mahkemece sanıklara hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulması sonrasında, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce CMK’nın 231/5 ve 231/6-a-b madde ve bentleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken “mağdurun zararını gidermediği” gerekçesi ile sanıklar hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanık … hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in hükümden sonra 18/05/2015 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, suçtan zarar gören Hazine vekili, sanıklar … ve … müdafiileri, sanıklar …, …, … ve … müdafiileri, sanık …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.