YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7870
KARAR NO : 2021/1586
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak
Hüküm : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, atılı tefecilik suçunu kabul etmemesi, 30/11/2015 tarihli kolluk araştırmasında tefecilikle uğraşmadığının tespit edilmesi, alacaklı olduğu dosyalara ilişkin yapılan araştırmada tefecilikle uğraştığına ilişkin bir sonuca ulaşılamaması, mahkemece dinlenen tanık …’in sanığın katılana faizle para verdiğine ilişkin doğrudan bir bilgisinin olmaması, katılanın soyut beyanı dışında delil bulunmaması gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamında bulunan 23/01/2015 tarihli kolluk “Araştırma tutanağı”nda çevre esnaflardan yapılan araştırmada sanığın faiz karşılığı para verdiği bilgisine ulaşıldığı, bilgi alınan şahısların sanığın kendilerini tanıdığını, aralarında herhangi bir husumet olmaması için ifade vermek istemediklerinin belirlenmiş olması, kolluk araştırma tutanağını düzenleyen polis memurunun Cumhuriyet Savcılığında tanık olarak alınan 03/02/2015 tarihli ifadesinde, sanığın komşu iş yerlerinde kendisini sorduklarında ismini vermeyen ve tanıklık yapmayacaklarını söyleyen 5-6 kişinin sanık …’dan faizle para alan kişilerden olduğunu ancak kimlik bilgilerini saklı tutulmasını istediklerini, bu beyanlar üzerine tutanağı düzenlediklerini belirtmesine karşın, kararda anılan bu tutanağa neden itibar edilmediğinin tartışılmaması; iddiaya ve icra takibine konu edilen senetler 2013 tarihli olmasına rağmen sanığın 2011 yılında senet karşılığında katılanın iş yerini almak için borç verdiği yolundaki iddia ve senetlerle çelişkili savunması açıklattırılmadan; sanığın verdiğini kabul ettiği parayı katılanın üzerinde rehin olan taşınmazı 150.000 TL’ye almak için ödediği tutarlara ait olduğunu savunmasına karşın tanık …in bahse konu dükkanın en az 500.000 TL değerinde olduğunu beyan etmesi karşısında, taşınmazın suç tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek savunma ve beyanların doğruluğu değerlendirilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Tefecilik suçunda suç tarihinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu nazara alınarak suç tarihinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş
olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.