YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8326
KARAR NO : 2021/1744
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürüttüğü, 10/06/2014 tarih 29026 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğe göre ilçede müdürlük görevinde bulunan katılan hakkında yanlı bir değerlendirmede bulunarak haksız yere müdürlük görevinin sona erdirilmesi suretiyle sanığın üzerilerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda;
6528 sayılı “Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22/8. maddesinde “Okul ve Kurum Müdürleri, İl Millî Eğitim Müdürünün teklifi üzerine, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcıları ise Okul veya Kurum Müdürünün inhası ve İl Millî Eğitim Müdürünün teklifi üzerine Vali tarafından dört yıllığına görevlendirilir. Bu görevlendirmelerin süre tamamlanmadan sonlandırılması, süresi dolanların yeniden görevlendirilmesi ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Bu fıkra kapsamındaki görevlendirmeler özlük hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmaz.” şeklinde yer alan amir hükümde, müdürlükle görevlendirilen kişilerin özlük hakları yönünden bir kazanılmış hakkın oluşmayacağı belirtildiği,
Anılan yönetmelikte müdürler hakkında yapılacak değerlendirmenin ne şekilde yapılacağına dair herhangi bir bilgi bulunmadığından idareye bir takdir hakkı tanınmakta olup; İdarenin idari işlem tesis ederken ve eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye idarenin “ takdir yetkisi” denilmektedir. Takdir yetkisi ile idareye belirli şart ve koşullarda bir işlemi yapıp yapmama hususunda ve kanunda öngörülen farklı çözümler arasında bir tercih yapma konusunda serbestlik bırakılmaktadır. İdarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının somut biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisine sahip olmaları halinde yapılacak yargısal denetim, idarenin tercih ettiği seçeneğin ve bunun uygulanmasının hukuka uygun olup olmadığının araştırılması ve saptanması ile sınırlandığı, boş bulunan kadroya, kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasında tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğu, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ve yerindelik denetimi yapılamayacağı, yapılacak değerlendirmenin izlenim ve kişisel kanaatler uyarınca yapılmasının keyfi bir uygulama olduğuna ilişkin ve kişileri mağduriyete uğratma amacıyla hareket edildiği yönünde bir delil bulunmadığı bu haliyle; sanık hakkında beraati yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 30/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.