YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8576
KARAR NO : 2021/1564
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak, resmi belgede sahtecilik
Hüküm : Beraat
Dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin usulsüz olarak bu suç yönünden de davaya katılmasına karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden vekilinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden temyiz itirazlarının ve TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağdurunun tüm toplum olduğu, tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişinin, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif faili olduğu, ancak kanun koyucunun izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmadığını, bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak olmadığı, bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğinde olduğu ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen …’un katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmayan müşteki …’un mirasçısı olan …’un da hükmü temyiz hakkı olmadığından temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
İncelemenin …’un mirasçısı …’un resmi belgede sahtecilik ve katılan … vekilinin tefecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, her ne kadar karar başlığında suç tarihi 2006 olarak yazılmış ise de düzenlenen senetlerden en son tarihli olanın 10/04/2006 olduğu, anılan tarihin suç tarihi olarak kabulüyle, bu tarih ile temyiz inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.