YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8603
KARAR NO : 2021/1563
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Beraat
Dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik müşteki … tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müşteki …’un katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müştekinin tefecilik suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik müşteki hazine vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hazinenin sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında suçtan zarar gören olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nın 233 ve 234. maddeleri gereğince davaya katılma hakkı bulunduğu ve temyiz dilekçesinin katılma iradesini ortaya koyduğu nazara alındığında, CMK’nın 237/2 ve 260/1. maddelerine dayanılarak davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu,
sanık hakkında verilen 24/01/2013 günlü mahkumiyet kararı ile inceleme tarihi arasında belirtilen sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin bulunmadığı anlaşıldığından ve temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.