YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8740
KARAR NO : 2021/2103
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik Yapmak
Hüküm : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü
TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan …’ın katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla katılan … vekilinin tefecilik suçuna yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
İncelemenin sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Katılan Gelir İdaresi Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tefecilik suçundan beraat hükmü kurulmuş ise de; dosyadaki mevcut delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı nazara alınarak, tanık …’in faizle para aldığını iddia eden …’ın aracı peşine satmak için sanıktan aldığını beyan etmiş olması karşısında suça konu araçların suç tarihindeki akıbetinin araştırılarak suç tarihinde veya kısa süre içerisinde sanığa veya sanık adına hareket edenlere satılıp satılmadığının araştırılması, ayrıca maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı kolluk araştırılması yaptırılması, ilgili icra dairelerinden suç tarihinde sanığın alacaklı olduğu açık veya kapalı icra dosyalarının araştırılması ve borçlu gözüken kişilerin faiz karşılığı sanıktan ödünç para alıp almadıkları konusunda tanıklıklarına
başvurulması ve sanığın vergi mükellefi olduğunun tespiti halinde de gerektiğinde hakkında Vergi Tekniği Raporu düzenlettirilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması
Kabule göre de;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihin 20/03/2015 yerine 2015 olarak gösterilmesi suretiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.