Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/8802 E. 2021/2791 K. 02.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8802
KARAR NO : 2021/2791
KARAR TARİHİ : 02.06.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanmak
Hüküm : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karayazı Kadastro Mahkemesi’nce 02/09/2009 tarihli yazı ile mahkemece daha önce çıkarılan tebligatların parça ve akıbetlerinin 20/10/2009 olan duruşma tarihinden en az 3 gün önce mahkemeye gönderilmesinin istendiği ancak uzunca bir süre mahkemenin bu CMK’nın 332 maddesi ihtaratını içeren yazıya PTT Müdürlüğünce cevap verilmemesi şeklinde gerçekleşen eylemde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25/02/2020 tarih ve 2019/5-595 Esas 2021/58 Karar sayılı dosyasında belirtildiği üzere; CMK’nın 332. maddesinde Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında yazılı olarak istenilen bilgilere on günlük süre içerisinde cevap verilmemesi hâlinin TCK’nın 257. maddesine aykırılık oluşturabileceğine ilişkin düzenlenme, CMK’nın 332. maddesinin TBMM Adalet Komisyonuna sunulan teklif gerekçesindeki “Suçların soruşturulması ve kovuşturulmasının etkin bir şekilde yürütülmesinin sağlanması amacıyla söz konusu önergenin verildiği” hususu, CMK’nın 332. maddesinin lafzı ve Kanun’un sistematiği, maddede belirtilen yazılı olarak istenilen bilgilere on gün içinde cevap vermeme sebebiyle görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesinin “suçların soruşturması ve kovuşturması” sırasında mümkün olduğu belirtilirken, suçun oluşabilmesi için CMK’nın 332. maddesindeki biçimsel koşulların yanı sıra yollama yapılan TCK’nın 257. maddesindeki zarar, mağduriyet ve haksız menfaat gibi unsurların da oluşup oluşmadığı da aranacaktır. Salt, bilgi vermeme ya da yazı gereğini yerine getirmemenin, suçun oluşması için yeterli olmadığı gibi, ayrıca bilgi isteme yazısında, CMK’nın 332. madde hükmüne aykırı davranmanın TCK’nın 257. maddesine aykırılık oluşturabileceğinin de yazılmasının gerektiği belirtilmişir.
Karayazı Kadastro Mahkemesi’nce müzekkerede belirtilen ve istenilen bilgilerin suçların soruşturması ve kovuşturması kapsamında olmadığı, Türk Ceza Kanunu’nun “Suçta ve cezada kanunilik ilkesi” başlıklı 2. maddesi uyarınca da kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilememesi ve ceza hukuku normlarının, sanığın zararına olarak, kıyas niteliğinde, genişletici biçimde yorumlanmasının kanunilik ilkesine ters düşecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığa atılı eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu değil 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesinde düzenlenen emre aykırı davranış kabahatini oluşturduğu gözetilmeden 5326 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca yargılamaya devamla sanık hakkında idari yaptırım kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca mahkemece idari yaptırım kararı verilebilecek ise de idari para cezasının miktarına göre aynı Kanun’un 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli (sanık) hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 02/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.