YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9024
KARAR NO : 2021/1297
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapma
Hüküm : Mahkumiyet, erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve adli sicil kaydında ertelemeye engel sabıkası bulunan sanığın cezasının ertelenmesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğundan 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümleri uygulanırken, sanığın pişmanlık göstermediği belirtilerek 5271 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Gerekçeli kararda hatalı olarak belirtilen suç tarihinin Vergi Tekniği Raporuna göre suça konu eylemlerin en son gerçekleştirme tarihi olan 2013 Şubat olarak gösterilmemesi,
3-Sanığın suça konu eylemleri birden fazla kişiye karşı, değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek kazanılmış hak hükmü saklı kalmak üzere CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.