YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9100
KARAR NO : 2021/1574
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında 2012/911 esas sayılı 28/08/2012 tarihli iddianameyle hakaret ve tehdit suçlarından dava açıldığı, Mudanya Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/510 Esas 2013/162 Karar sayılı ilamıyla iş bu dosya ile birleştirme kararı verildiği ancak hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin olarak iş bu dosyada hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bahse konu suçlardan mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık … hakkında UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1187 Esas sayılı dosyası ile tefecilik suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilip incelenmesi, keza sanık hakkında tefecilik suçundan açılmış başkaca kamu davası bulunup bulunmadığının belirlenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanıkların her biri hakkında, tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle temel cezada artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine, her bir sanıklar hakkında müştekilere yönelik eylemlerinden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı Kararının
24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.