Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/9147 E. 2021/2420 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9147
KARAR NO : 2021/2420
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek, gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğinin incelenmesinde, temyiz itirazlarının mahkemenin mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla temyiz incelemesinin, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve …’in tefecilik yapmak suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinin 15/11/2011, 2013, 26/12/2011, 15/11/2011, 2006 olarak belirtildiği, müştekilerin aşamalardaki beyanlarında sanıklardan para aldıklarını ancak tarihi net olarak belirtmedikleri karşısında, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının ve uygulanacak yasanın tayini bakımından suç tarihinin belirlenmesi gerektiği, suç tarihinin belirlenmesi yönünden sanıklar ve müştekilerin duruşmaya çağrılarak beyanlarına başvurulması ve tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih olduğu nazara alınarak, sanıkların borç verdiği tarihin tespitinden, zamanaşımı süresi dolmamış ise dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, icra müdürlükleri nezdinde sanıkların alacaklı olduğu açık ve kapalı takip dosyalarının sorularak alacaklı sıfatıyla …’e ve …’ye yönelik icra dosyası/dosyalarının bulunup bulunmadığı tespit edilmesi, ayrıca alacaklı olduğu bildirilen takip dosyalarının borçlularının faiz karşılığı sanıklardan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, Muharrem Dağ’ın beyanlarında geçen Orhan Işık’ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak bilgi ve görgüsüne başvurulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
a-CMK 226/2 maddesine aykırı şekilde iddianamede sevk maddesi gösterilmediği halde sanıklara ek savunma hakkı verilmeden haklarında TCK 43/1. maddesi tatbik edilmesi,
b-28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmesi,
c-TCK’nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanması hususunun gözetilmemesi,
2-Sanık …’in (2010 takvim yılı) 213 sayılı Kanuna aykırılık, (2011 takvim yılı) 213 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, ticari faaliyetinin olduğunu, düzenlediği faturaların gerçek faturalar olduğunu beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
a-Faturaları kullanan mükellefler hakkında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı ve kamu davası açılıp açılmadığı araştırılarak, faturaları kullanan mükellefler hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları ile dava açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilerek ayrıntılı özetlerinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması,
b-Gerekli görülmesi halinde faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları düzenleyenin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak, faturaları düzenleyen mükellef ile sahte fatura kullandığı iddia olunan mükelleflerin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.