YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10100
KARAR NO : 2023/674
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
NCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/354 Esas, 2015/645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmedilmişse bunun artık adli para cezasına çevrilemeyeceği ve sanığın eylemini teşhir suretiyle gerçekleştirmesinden dolayı cezanın 5237 sayılı Kanun’un105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yarı oranında artırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Tüm dosya kapsamına göre sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığı ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Olay günü … muhtarlığının bulunduğu 1 cadde üzerinde saat 07.00 sıralarında sanığın katılana yolda yürüdüğü sırada cinsel organını göstermek suretiyle yasal anlamda taciz suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, suçu kabul etmemiş ve olay günü eşi tanık …’in belirttiği gibi evden çıkmadığını savunmuş,
Sanık müdafi savunmalarında, Ankara …’nin müşteki ve olay tarihi farklı olan dosyada bu olayla ilgi olmasa da bu dosya ile o dosya müştekisinin birlikte hareket ettiğini, olay … günü meydana gelmesine rağmen sanığın işe gidiş geliş saatlerini gösteren belgelerden anlaşılacağı üzere sanığın yüklenen suçun faili olmadığını belirterek beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
Katılan huzurdaki anlatımında, sanığın yalan söylediğini, kendi yürüyüş yoluna göre karşıdan gelerek kendisine cinsel organını gösterdiğini ve yoluna gittiğini beyan etmiş ve teşhis işlemi yaptırılması açısından katılan beton seviyesine getirilmiş ve katılan hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde sanığın teşhis etmiştir.
-Ankara …’nin 2015/405 esas sayılı dava dosyası ile bu dosya arasında hiçbir hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı,
-Savunma delili olarak ibraz edilen işe giriş ve işten çıkış belgelerinin suç tarihi olan … gününe ait olmadığı,
-Katılanın huzurdaki teşhis ve beyanları birlikte değerlendirildiğinde, katılanın böyle bir iftira atmasına gerekçe olabilecek hiçbir husus bulunmadığı iki beyandan da anlaşılmakla, sanığın yüklenen suçu işlediği kanaat ve sonucuna varılarak savunmaya itibar edilmemiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1. Sanık hakkında kurulan hüküm, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik ceza olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2. Sanığın cinsel organını katılana göstererek teşhir ettiği anlaşılmış olup, 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen cezanın yarı oranında arttırılmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/354 Esas, 2015/645 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.