YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10896
KARAR NO : 2023/3516
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ASIL KARAR TARİHİ : 20.01.2015
EK KARAR TARİHİ : 07.04.2015
SAYISI : 2013/596 E., 2015/44 K.
SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit (sanık …); mala zarar verme (sanıklar …, …, …)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, sanıklar … ve …’in temyiz başvurularının kabule şayan olmaması nedeniyle reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma
Sanık … ve …’ün 07.04.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz istemleri yönünden; sanıkların tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal süreden sonra temyiz ettiklerinin anlaşılması karşısında temyize hakkı bulunmadıkları belirlenmiştir.
Kovuşturma evresinde katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi sanık …’in talebi hakkında karar verilmediği anlaşılmakla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 inci maddesinin ikinci fıkrası şikayetçi sanık …’in katılan, vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmiştir.
Katılan sanık … müdafii ile katılan mağdure … *** vekilinin temyiz istemleri yönünden; katılan sanık … hakkında cinsel taciz ile tehdit suçlarından ve sanık … *** hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2013/596 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile katılan sanık … hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un, 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Kanun’un, 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ile 29 uncu maddesini birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitte ödenmesine, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ile 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2019 tarihli ve 15-2015/304221 sayılı ret, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hamile olan mağdurenin bu tür isnatta bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, diğer sanıklar ve tanık beyanlarına göre sanığın eyleminin sabit olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.
B. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık …’ın mala zarar verme suçundan beraatine karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğuna, yeterli araştırma yapmadan gerçeğe uygun düşmeyen gerekçeler ile karar verildiğine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Katılan Sanık … Hakkında Cinsel Taciz ve Tehdit Suçları Yönünden
1. Katılan …’nın *** Temizlik ve halı yıkama fabrikası kurduğu, fabrikayı kurmak için katılan sanık …’ten yardım istediği ve katılan sanık …’in, katılan …’ya Yapı Kredi Bankasından çektiği krediye kefil olduğu, yine sanığın eşi … ***’ın da katılan …’ya kefil olduğu, sonrasında katılanı …’nın katılan sanığın iş yerine gittiğinde “Senden hoşlanıyorum, kadınım olur musun, sana araba alırım” şeklinde sözler söyleyerek cinsel tacizde bulunduğu ve katılan …’nın reddetmesi üzerine “Senin iş hayatını bitireceğim, sana neler yapacağım” şeklinde sözler söylediği anlatımıyla katılan sanık … hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunun şüpheli görüldüğü, katılan …’nın beyanlarının çelişkili olduğu ve samimi görülmediği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırmaya yeterli, kesin ve inandırıcı delil ve kanaat oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ceza genel ilkesi gereğince katılan sanık …’in üzerine atılı cinsel taciz ve tehdit suçlarından beraatine karar verildiği görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçu Yönünden
1. Olay tarihinde katılan mağdurun, katılan sanık …’in kendisini taciz ettiğine dair babasına ve eşine durumu anlatması üzerine, bu hususun gerçekleştiğine dair inançla hareket ederek sanıklar … ***, … *** ve … ***’ın bu iddianın getirmiş olduğu haksız tahrikin etkisi altında sanık … ***’nın silahtan sayılan sopayla, diğer sanıkların basit şekilde katılan sanık … ***’ı darp ettikleri, yine sanıklar … ile … ve sanık …’ın katılan sanık … ***’ın dükkanına zarar verdikleri anlatımıyla sanık … hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçe ve değerlendirmesiyle sanık …’ın üzerine atılı mala zarar verme suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … İle …’ün Temyiz İstemleri Yönünden
Sanık …’e 21.04.2015, sanık …’e 22.04.2015 günü tebliğ edilen ek kararı, sanıkların 18.05.2015 havale tarihli dilekçeleriyle 5271 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra temyiz ettikleri anlaşılmakla, temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Katılan sanık … hakkında yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.,
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi katılan sanığın sorgu tarihi olan 13.03.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık … hakkında yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.,
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi katılan sanığın sorgu tarihi olan 22.04.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve …’ün Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar … ile …’ün temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure … Vekili ile Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinden açıklanan nedenlerle Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2013/596 Esas, 2015/44 Karar kararına yönelik katılan mağdure … vekili ile katılan sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanık hakkındaki kamu davalarının ve sanık … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.