YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10987
KARAR NO : 2023/1232
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, cinsel taciz (Katılan …’e karşı), kişilerin huzur ve sükununu bozma (Katılanlar … ve …’a karşı ayrı ayrı)
HÜKÜMLER : Tehdit suçundan beraat; kişilerin huzur ve sükunun bozma suçundan karar verilmesine yer olmadığına (Katılan …’e karşı); hakaret, cinsel taciz ve katılan …’a karşı kişilerin huzur ve sükunun bozma suçundan mahkûmiyet
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı
Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 Tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/439 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında Katılan …’e Yönelik
a) Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
b) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mesajlar bütünü ile değerlendirildiğinde sanığın eylemi cinsel taciz kapsamında kaldığı, birden fazla mesajın cinsel taciz suçundan teselsül hükümlerini oluşturacağı, sanığın eylemi cinsel taciz içerikli birden fazla mesajlardan olduğu, sanığın eylemi bölünemediğinden kişilerin huzur ve sukününü bozma suçundan beraat kararı verilmeyerek sanık hakkında kişilerin huzur ve sukununu bozma suçundan karar verilmesine yer olmadığına,
c) Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infazına,
d) Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infazına,
karar verilmiştir.
2. Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 Tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/439 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında Katılan …’a Yönelik
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infazına,
karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 19.12.2019 tarihli ve 18-2019/54303 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Şikayetçi Bakanlık hakkında katılma kararı verilmesi gerektiğine; sanık hakkında hapis, beraat, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve eksik inceleme araştırma sonucu verildiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İsteği
Katılan … ile evlenmeden ilişkisi olduğu ve bir otelde kalıp 17.000 TL para verdiği, parayı vermediği takdirde eşine söyleyeceği şeklinde tehdit ettiği, başkalarına tehdit ettirdiği, bu nedenle katılan …’e mesaj çekmesi üzerine şikayet ettiğine, katılan …’in telefonunu kendi telefonuna yönlendirdiğine, suçlamaları kabul etmediğine ve re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in katılan …’in kız kardeşi …’nın eşi olduğu, katılan …’ın ise katılan …’in eşi olduğu, sanığın katılan …’i yaklaşık 5 yıldır mesajlar atarak rahatsız ettiğini ve bu hususta şikayette bulunduğu, şikayetten sonra iki gündür 160 adet mesaj attığı, (11.09.2014) bir gün sonra telefonunu değiştirdiği, o mesajların silindiği, ancak yeni numarasını bulup mesajlarına devam ettiği, ayrıca telefon açarak tehdit, hakaret ve taciz içeren sözleri söylediğini, sanık …’in kullanımındaki 0541 … ** ** numaralı GSM hattından 11.09.2014 – 12.09.2014 tarihleri arasında 537 … ** ** …’in kullanımındaki GSM hattına; “Müsait olunca çağrı bırak ara knuşalım, ara, ara, … ben kötü bir insanmıyım, arayacağım şimdi, yoksa şimdi …’ı arayacam” mesajlarına benzer 27 adet mesaj gönderdiği, “Cevap et, mesaj at, cevap ver” içerikli 15 adet mesaj gönderdiği, ayrıca “Ya … ne kocabuyuzlu camiş inadın var önemli yarın oniki buçukta aç sen arama de ben arama ama konuşmamız lazım, bugüne kadar aradımı ama önemli”, “Ya bu kadar kömüş öküzünde yok inat ben seni ikiyüz defa da aradım bak hatırım yok mu aç”, “Hani kudurmadan konuşacaktın ama hala camışsın ama her konuda yanındayım bir ihtiyacın olursa mutlaka ara artık ne yapıyım bu kadar beklemiyordum ama sen zaten sen sevdin yanıda … i ondan vazgeçme ama Allah büyük ne yapıyım” ve “Bak … sana söz veriyorum son kez afet çok kötüyüm telefonda sesini duyuyum yeter başka bir şey kabul etme son kez benimde yüzüm gülsün, hadi camış bu seferde kırma sen gerçekten iyi birisin senin yüreğin bu acıya dayanmaz son kez özür diliyom senden” yazılı hakaret içerikli mesajları gönderdiği, yine “Sen yandın ama bende aynı senin ateşine yandım ama sen kudurmuşun ama yakma, hafta bir gün cevap ver yeter senin gibi bende yandım”, “Sanki çokmu mutlu oldumu zannediyorsun bende senin için yandım kolaymı unutmak keşke ölsemde sende bende bu acıyı çekmesem ama ben hatta ettim sen çok ama çok iyi birisin afet sen yetirki iyi ol ben senin için canımı veririm herşeyi öğretin ben beş sene taşıdım saçını tekteline afet bir kadeş gibi”, “Sen acının ne olduğunu bilmiyorsun bilsen köpek gibi yavlananın yakmasın ama sesini duydum yeter sen rahat ol ama kimseden almadım numaranı müsait olduğunda ara söylerim ben hayatıda bir kadın sevdim ölene kadar sevecem ama o nefret etsin”, “… bir gün kendimi öldürürsem senin yüzünden bu acıya dayanamayacağım çünkü inan canıma kıymak istiyorum ama umutla bekledim bu kadar nefret ettiğini bilsen hiç aramadın bn bu acıya dayanamam artık bir kez de dene ben bittim yaşamak artık bana zor geliyor son sesini duydum ama sana söz ben bu cana kıyacağım hep madem sen mutlu olacan ol” yazılı mesaj gönderdiği, sanığın aramalarına cevap veren müşteki …’e “Seni otele götürürüm, seni otelde sinkaf edeceğim, benim aramalarıma cevap vermediğin takdirde eşine söyleyeceğim, seni ben alacağım, seni köpekler gibi yalvartacağım” şeklinde tehdit, hakaret ve taciz içerikli sözler söylediği, yine başka bir görüşmesi sırasında “Senin a..na koyarım, seni İstanbul’a orospu yaparım, çocuklarının ve senin canını alacağım, a..na koduğumun kavatının da canını alacağım” dediğini,
2. Sanık …’un kullanımındaki 0541 … ** ** numaralı GSM hattından bacanağı katılan …’ın kullanımındaki 0536 … ** ** numaralı GSM hattına; (1) 12.09.2014 günü 16.04,00’da “O karına sayıp çık aramasın kimseyi”, (2) aynı gün saat 16.28,58’de “Bak buna karını numarası her gece arıyor”, (3) aynı gün saat 21.06,42’de “Ara bak kim çıkıyor 0537 … ** **”, (4) aynı gün saat 21.09,46’da “Ara karıni ne olduğu ören bana kendini isbat etmek için bana yonnö ara dene şimdi karına ulaş bakalım”, (5) aynı gün saat 21.19,28’de “Bak karın çocuk aldıdında akgüneyden … te vardi 3 ayın 9 otelde kaldımız”, (6) aynı gün saat 22.06,57’de “Bak karının yalanı ortaya çıktı” şeklinde mesajlar gönderdiği, yine sanığın kullandığı 0541 … ** ** numaralı GSM hattı ile müşteki …’ın kullanımdaki 0536 … ** ** numaralı GSM hattını (1) 12.09.2014 günü saat 21.15’te ve saat 20.59’da cevapsız aradığı ve sanığın kullandığı 0542 … ** ** nolu GSM hattı ile yine müştekinin kullandığı telefonu (2) 05.12.2014 günü saat 21.33’te aradığı, 12.09.2014 tarihli mesaj inceleme tutanağından ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.
3. Mahkemece 04.06.2015 tarihinde verilen karar 25.04.2019 tarihinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliğ edilmiş ve Bakanlık vekili 30.04.2019 havale tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği anlaşılmıştır.
4. Katılan …, mahkemece karar verilip sanık kararı temyiz ettikten sonra UYAP’ta kayıtlı ve dosya içerisinde fotokopisi bulunan 18.11.2020 tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiğine dair dilekçe sunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Tebliğname’de Bakanlığın katılmasına karar verilerek temyiz taleplerinin esastan incelenmesine yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Katılan …’in aşamalardaki istikrarlı beyanları, mesaj tespit tutanakları, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediğinin sabit olduğu, eyleminin 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kaldığı, bu nedenle şikayete tabi olmadığı anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu nedenle, Tebliğname’de bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle eylemin posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmiş olmasına rağmen cezasının 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince arttırılmamış olması bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Katılan …’ın aşamalardaki istikrarlı beyanları, mesaj tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile sanığın olay ve olgular kısmındaki mesajları atmak suretiyle üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu
bozma suçunu işlediği, sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
4. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinde düzenlenen hakaret suçunun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olduğu ve kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olarak kamu davasına katılan …’in, verilen kararı sanık müdafii ile Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesinin ardından dosyaya sunduğu 18.11.2020 havale tarihli dilekçeyle mevcut şikayetinden vazgeçip, sanığın da 19.03.2015 tarihli talimat duruşmasında şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği ve düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Bu nedenle, Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
1. Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararına yönelik Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçenin (B) bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararında sanık müdafiii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle cinsel taciz suçundan kurulan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Gerekçenin (B) bölümünün (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden kişilerin huzur ve sükûnunu bozma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.