YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10998
KARAR NO : 2023/695
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen … hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/249 Esas, 2018/456 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7 . Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2019/517 Esas, 2019/1045 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2019 tarihli ve 14-2019/79518 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi;
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğine, takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasına, kurum lehine vekalet ücreti verilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamına göre; Katılan … ve suça sürüklenen … …’ın amca çocukları oldukları, katılan …’nin annesi olan katılan … ve babası … arasında geçimsizlik bulunduğu, bu nedenle tarafların 26.09.2017 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, yapılan anlaşma protokolüne istinaden tarafların müşterek çocuklarından … ve …’nın velayetinin anne …’ye …’ın velayetinin ise baba …’e verildiği, taraflar arasındaki huzursuzluk ve kavgaların boşandıktan sonra da devam ettiği, hatta katılan …’nin boşanma öncesinde eşi …’i aldatmış olduğu, …’in katılan …’de bulunan müşterek çocuklarının velayetini almak istediği, …’nin de bunu engellemek için …’in öz kardeşi …’nın oğlu olan suça sürüklenen … …’ın katılan …’yi taciz ettiğini belirterek Bursa Cumhuriyet Başsavcığı’na suç duyurusunda bulunduğu ve dava konusu olayın bu şekilde gelişip sonuçlandığı, her ne kadar katılan …, ekmek almaya gittiği öğlen saatlerinde …’ın kendisini zorla evlerine götürdüğü, burada cinsel organını poposuna soktuğu, bu olayın yarım saat sürdüğünü, canının acıması nedeniyle bağırdığını, …’ın da bunun üzerine kendisini bıraktığını belirtmiş ise de; katılan …’nin anne ve babası arasındaki boşanma davası sonrası katılan …’nin …’i aldatması nedeniyle süren velayet anlaşmazlığının bulunması, olayın meydana geldiği iddia edilen yerin aile apartmanı olduğu, öğlen vaktinde herkesin evde bulunduğu bir saatte meydana gelen olayda katılan …’nin bağırmış olması durumunda sesinin duyulabileceği, çocuğunu ekmek almaya gönderen bir annenin yarım saat geçmesine rağmen gecikmesinden hiç endişe etmemesinin ve olay sonrasında çocuğu eve geldiğinde davranışlarındaki değişimi hissetmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, yine katılan …’nin eski eşi olan …’in ağbeyi …’in iddia edilen taciz olayının üstünü kapatmak için kendisini ölümle tehdit ettiğini, elinde buna ilişkin mesajlar olduğunu belirtmesine rağmen iddia ettiği mesaj dökümlerini sunamaması, katılan …’nin suça sürüklenen çocuğun ve tanıkların dinlenmesi sırasında alaycı bir tavır takındığının gözlemlenmesi, iddia edilen cinsel saldırı olayına ilişkin şikayetin olayın üzerinden dört sene geçtikten sonra yapılmış olması ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda suçu kabul etmeyişi hususları birlikte nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından müsned suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1.5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2.Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda atılı suçu işlemediğine yönelik savunması, 2014 yılında gerçekleştiği iddia edilen eylemlere ilişkin 2018 yılında müracaatta bulunulan olayın intikal şekli ve zamanı, tanıkların katılanı doğrulamayan beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2019/517 Esas, 2019/1045 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.