Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/11347 E. 2023/3558 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11347
KARAR NO : 2023/3558
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/894 E., 2015/1035 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/894 Esas, 2015/1035 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Temyiz İstemi
Mahkemenin kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi gerekçesinde;”her ne kadar sanık hakkında basit cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, katılanın sanık olan doktorun eski hastası olduğu ve önceye dayalı birbirlerini tanıdıkları, katılan tarafından sanığın eldiven takmayarak cinsel organ bölgesine dokunarak muayene yaptığı ve kendisini cinsel tacizde bulunduğunu iddia etmiş ise de, adli tıp kurumundan alınan raporda katılanda alt ekstremitede variköz ven rahatsızlığının olduğu, bu rahatsızlığın fizik muayenesinde periferik nabız kontrolü bulunduğu, periferik nabazanlardan femoral arterin kasık bölgesinden geçtiğinin ve kontrolünün kasık bölgesinden yapıldığının tıbben bilindiği, nabız kontrolünün hekimin gerek gördüğü durumlarda çıplak elle bakılmasının tıbbi uygulamalardan olduğunun bildirildiği, bu raporun sanığın savunmasını desteklediği, katılan tarafından muayene esnasında yapılan ses görüşmelerinin çözümünde muayene esnasında kapının açıldığı ve bir bayanın doktora bir şeyler sorduğunun tespit edildiği, bu durumda muayene odasına her an başkasının girme ihtimalinin bulunduğu değerlendirildiğinde, sanığın muayene esnasında cinsel saldırıda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ceza yargılamasının evrensel ilkelerinden biri olan in dubio pro reo yani şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olayların ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, Ceza mahkûmiyetinin, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalısı gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği, O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmünün, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekmiş” hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/894 Esas, 2015/1035 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.