YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11660
KARAR NO : 2022/11858
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Irza geçme, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
02.07.2009 tarihli karar ile sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın 21.07.2009 günü kesinleşmesinden sonra 2013 tarihinde kasıtlı yeni bir suçun işlendiği ve bu suçtan mahkûmiyetin kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten ikinci suçun işlendiği güne kadar dava zamanaşımının üç yıl beş ay on bir gün süreyle durduğu, sanığın işlediği reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK’nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi olup duran zamanaşımı süresinin çıkartılmasından sonra suç tarihi ile karar tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.