Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/12011 E. 2023/977 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12011
KARAR NO : 2023/977
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 21.02.2015 tarihinde katılanın evinin camına taş attığından Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesine kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık hakkında Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 12.09.2015 tarihinde katılanın evinin camına taş attığı ve çöp bidonları, sağlık ocağının ve taziye evinin duvarlarına “sibel adem” yazdığından Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesine kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.12.2015 tarihli ve 2015/345 Esas, 2016/516 Karar sayılı kararı ile Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/437 Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmiştir.
4. Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/437 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.02.2020 tarihli, 14-2016/54503 sayılı Tebliğname ile kararın onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık üzerine atılı suçu işlemediğinden bahisle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında sanığın farklı tarihlerde katılanın camına taş attığı, katılanın annesinin evinin sokağında bulunan çöp kutularına, sağlık ocağının ve taziye evinin duvarına katılanın ve kendi adını yazdığından katılanın aşamalarda tutarlı anlatımı nazara alınarak sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve sanığın eylemlerinin karşı cinse olan alakanın mahsulü olup cinsel saik taşıdığından bahisle cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Yapılan İnceleme
1. Katılanın aşamalardaki samimi anlatımları, tanık …’in beyanı, dosya da mevcut resimler ile tüm dosya içeriğine göre sanığın eyleminin cinsel amaç taşıdığının belirlenememesi nedeniyle mevcut haliyle eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek zincirleme şekilde cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Birleşen dosya kapsamında sanık eyleminin bir kez cama taş atma şeklinde olması nedeniyle cinsel amacın bulunduğunun belirlenememesi ve her iki dosya arasında hukuki irtibatın kesilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü madde kapsamında ise ısrar unsurunun gerçekleşmediği nazara alınarak sanığın beraati yerine zincirleme suç hükümleri kapsamında mahkumiyetine karar verilmesi,
3. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece verilen mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule göre de;
Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen dosyasının suç tarihi 21.02.2015, iddianame tarihi 29.04.2015 olup asıl dava dosyasının suç tarihinin ise 12.09.2015 olduğu ve iddianame düzenlenmesiyle fiili ve hukuki kesintinin gerçekleştiği nazara alınmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede
Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/437 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.